• DOLAR
    6,7655
    %0,60
  • EURO
    7,4133
    %0,30
  • ALTIN
    371,64
    %0,47
  • BIST
    8,3167
    %0,20

Çözülmesi Gereken Büyük Sorunlar Var

Huzur Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Huzur Sen) Malatya Şube Başkanı Hayrettin Eker ile sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları, bu sorunların çözümlerini, sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını ve daha fazlasını ele aldık. Önemli açıklamalarda bulunan Eker “Çalışanların hakkını savunmak en büyük görevimiz ve çalışanların çözüme kavuşması gereken büyük sorunları var.” dedi

Çözülmesi Gereken Büyük Sorunlar Var

Huzur Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Huzur Sen) Malatya Şube Başkanı Hayrettin Eker ile sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları, bu sorunların çözümlerini, sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını ve daha fazlasını ele aldık. Önemli açıklamalarda bulunan Eker “Çalışanların hakkını savunmak en büyük görevimiz ve çalışanların çözüme kavuşması gereken büyük sorunları var.” dedi

Öncelikle her alanda olduğu gibi sağlık alanında da ciddi sorunlar söz konusu ve bunların dile getirilmesi noktasında sendikalaşmanın önemi için neler dersiniz?

Çalışanların hakkını savunmak en büyük görevimiz. Çalışanların çözüme kavuşması gereken büyük sorunları var.  Bunlarla ilgili çalışmalar yapacağız. Sorunların dile daha güçlü bir şekilde dile getirilmesi için sendikacılık mesleklerde oldukça önemli bizde tüm sağlık çalışanlarımızın hakları için mücadele için çıktığımız bu engebeli ve sıkıntılı yolda, sağlık çalışanlarının haklarını elde etme konusunda haklı istek ve taleplerinin sesi olmak için mesai arkadaşlarımızı Huzur Sendikamız çatısı altında toplanmaya çağırıyoruz. Bir olalım güçlü olalım, biz olalım, geleceğimize sahip çıkalım.

Sahada yaşadığınız sorunlar için neler kaydedersiniz bu yöndeki talepleriniz nelerdir?

siyasal iktidardan öncelikli ve acil beklentilerimiz şunlar; Sağlık çalışanlarına söz verilen 3600 ek gösterge sözünün bir an evvel yerine getirilmesi, sabit ödemelerin genel bütçe maaşları içine dahil edilmesi. Tüm sağlık çalışanlarına en az 1000 TL seyyanen genel bütçe maaşına zam yapılması. Döner sermaye ödemelerinin emekliliğe yansıtılmasının sağlanması, nöbet ücretleri en az bir kat arttırılmalı. Sağlık çalışanlarına yıpranma payı yeniden gözden geçirilmeli ve anlamlı hale getirilmeli yılda en az 90 gün olarak ve ayrıntılı şartların sadeleştirilerek her sağlık çalışanına uygulanması. Personel kadro çeşitliliği düzeltilmeli ve sadeleştirilmeli sözleşmeli ve taşeron uygulamaları tamamen kaldırılmalı, tüm çalışanların kadrolu ve itibarlı olmasının sağlanması. Emeklilikte yaşa takılan sağlık çalışanlarına emeklilik haklarının bir an önce verilmesi. Sağlık çalışanları için yapılan düzenlemelerde bakanlığa bağlı farklı birimlerde çalışanlara ayrımcılık yapılmaması. Döner sermaye ek ödeme sisteminin yeniden düzenlenmesi, sadeleştirilerek ekip çalışanları arasında husumete yol açacak absürtlüklerin acilen giderilmesi, özellikle hekim dışı personel açısından anlamını yitiren döner sermaye ek ödemelerinin anlamlı hale getirilmesi ve çalışma barışının kurumlarımızda yeniden tesis edilmesi. Sağlık çalışanlarının dinlenebileceği, kendini hizmet içi eğitimlerle yenileyebileceği yeterli sayıda sosyal tesis açılması ve hem mevcut sosyal tesislerden hem de yeni açılacak sosyal tesislerde tüm çalışanların hakkaniyet çerçevesinde faydalanmasının sağlanması. Kurumlarımızdaki personel eksikliklerinin bir an önce giderilerek uluslararası standartlara göre hasta-sağlık personeli oranlarının sağlanması. Sağlık çalışanlarına karşı devam eden şiddetin bir an önce sonlandırılması için daha gerçekçi çalışmalar yapılması, her şeyden önce halkın sağlık çalışanlarına karşı şiddete teşvik edilmesi anlamına gelen yönetimsel tavırlardan bir an önce vazgeçilmesi. Sağlık çalışanlarına reva görülen malum liyakatsız yöneticiler aracılığı ile mobing yapılmasına son verilmesi. Yönetim kadrolarına sözleşmeli liyakatsizler yerine kadrolu, liyakalı ve beli seçim sistemleri ile görevde yükselen kurum içi personellerinin atanmasının sağlanması. Covid-19’a maruz kalan arkadaşlarımızın durumunun meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin sağlanması, vefat edenlerin görev şehidi sayılmasının sağlanması. Mesai düzenlemelerinin daha sade bir mevzuat ile yeniden düzenlenmesi ve kişisel müdahalelerin en aza indirilmesi özellikle belli bir yaşın üstünde olan çalışanlarımızın 40 yaş olabilir istemeleri halinde nöbet hizmetlerinden ve gece vardiyalarından muaf tutulması. Bayan çalışanlar ve/veya çocuk sahibi bayan çalışanlarımızın isteklerinin dışında gece vardiyasında çalışmama hakkı verilmesi. Riskli ve zor çalışma şartları olan birimlerde çalışan personelin belli bir süre çalışma sonrası istekleri doğrultusunda rotasyonla görece daha az riskli birimlere çekilmesini sağlayacak yasal düzenleme yapılması. Bayan çalışanların ihtiyaç duyan çocuklarına kreş imkanı sağlanması, bu imkanın kurum içinde sağlanamaması durumunda dışardan hizmet satın alınarak bu hizmetin sunulması. İlgili mevzuatlarda yapılan meslek tanımlarının daha net ve tartışmaya mahal vermeyecek şekilde sınırlarının belirlenmesinin sağlanması. Meslektaşlarımızın eğitimli oldukları meslekleri ile alakalı işlerde çalıştırılmasının sağlanması.

Zaman zaman sağlık çalışanları olarak şiddete maruz kalabiliyorsunuz bu konudaki düşünceleriniz nelerdir, bu durum son bulacak mı?

Sağlık personellerimizin, sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmasını sivil toplum örgütü olarak kınıyoruz. Tek görevleri insan sağlığı ve hayatı ile ilgili konuda fedakarca çalışan hekiminden, hemşiresine hasta bakıcısından acil servisi görevlisine kadar, hele hele bir ekip var ki kar-kış demeden yokuş iniş demeden bir an evvel olay yerine veya hastaya ulaşmak için çabalayan 112 acil çalışanlarının şiddet olaylarına maruz kalmaları kabul edilemez bir durumdur. Sağlık çalışanlarının şiddete uğramadığı bir gün bile yok. Her gün memleketin her bir yerinden sağlık çalışanlarının darp edildiği haberlerini alıyoruz. Doktorlarımız görev başında katlediliyor, 112 İstasyonları kurşunlanıyor, hastanelerde yaşanan saldırılar hız kesmeden sürüyor, vakaya giden 112 çalışanlarımız şiddete uğruyor. Ne yazık ki Şiddetin önüne geçilmesi için çaba harcanmasının yerine şiddetin rutinleşmeye doğru götürüldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Sağlıkta şiddetin ulaştığı nokta artık dayanılmaz boyutlardadır. Gecesini gündüzüne katıp çalışan, hizmet veren fedakar sağlık çalışanları takdir edilecekleri yerde şiddete maruz kalmışlardır. Görevi sadece insan hayatını kurtarmak ve yegane amacı insana hizmet olan bu denli kutsal bir mesleği icra eden meslektaşlarımıza yapılan bu insanlık dışı davranışın başta arkadaşlarımız olmak üzere bizleri de derinden üzmektedir. Sağlık personeli can güvenliğinden yoksun hizmet sürdürüyor.  Bu tiplere gerekli cezalar verilmeli, bunlar ellerini kollarını sallayarak sokaklarda dolaşmamalıdır. Sağlıkta şiddet, kınamayla çözüme kavuşmayacak veya en aza inmeyecektir. Tutuklu yargılama başta olmak üzere cezalar caydırıcı olmalıdır. Bunun cezalarla ve diğer yaptırımlarla gösterilmesi gerekir.

Röportajımızın sonunda eklemek istediğiniz hususlar var mı?

Huzur-Sen olarak her zaman ve her şartta sağlık çalışanların sorunlarını dile getirerek bunun mücadelesini vereceğiz. İşyerlerinde eşitlik ve adaleti tesis ederek çalışma barışı ve huzurunun sağlanması için mücadele edeceğiz ve dileğimiz odur ki; tarafımızdan ve diğer sendikal örgütler tarafından da sıklıkla gündeme getirilen ve hatta siyasal iktidarın da seçim zamanlarında vaatleri olan bu istek ve taleplerimiz siyasal iktidar tarafından da dikkate alınır ve haklının hakkını teslim etme konusunda engel tanımadan gereğini yapar ve malum pandemi ile canımız pahasına mücadele ettiğimiz bu süreçte sevinç kaynağımız olur.

Hanife Sarı’nın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber