• DOLAR
    5,7635
    % -0,11
  • EURO
    6,4297
    % 0,47
  • ALTIN
    283,0100
    % 1,83
  • BIST
    97.149
    % 1,84
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
ÇOCUK İLE CAMİNİN BULUŞMASI
  • 0
  • 399
  • 30 Haziran 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Yaz tatilinin gelmesi ile birlikte Kur’an Kursları da  2 aylık bir eğitim için çocukları ağırlamaya başladı. Geçmiş senelere göre talebe sayısında ciddi bir düşüş olduğunu duysam da gerçekliği konusunda araştırma yapmadım. Kur’an Kursları her çocuğun Kur’an ile ilk tanışmasında, ilk temel dini eğitimlerini almasında önemli bir yere sahip. Senenin büyük çoğunluğunu dünyevî eğitimine ayıran çocukları sadece 2 aylık süre ile Kur’an Kurslarında, Camilerde bulma fırsatı yakalayan imamlar, öğreticiler canla başla çalışıyor. Çocukların da camilerde mutluluğu, heyecanı görülmeye değer. Tatile gitmeyen, memleketinde kalan her çocuk için Kur’an Kursu demek arkadaşlıkların, oyunların, hoş zaman geçirmenin yegâne adresidir. Çocuklar imam eşliğinde oyunlar oynar, namazlarını camide kılar, pikniğe gider, ilmihal öğrenir, Rabbini ve Peygamberini tanır. Camilerde gençlerin sayısının hayli azaldığı şu zaman diliminde imamların çocukları, gençleri camiye çekmek için verdiği mücadelede takdire şayan. Çocukları iyi eğitebilirsek camilerimizde genç sayısı günden güne artar. Gelen çocukları azarlamadan, doğruları doğru bir şekilde öğreterek, ilgilerini çekerek, sevdirerek bu işi başarabiliriz ancak. Yaz Kuran Kursu programları kapsamında dini eğitimi çocuklara verirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta onlara sevdirerek, soğutmadan, kaçırmadan bu eğitimi vermektir. Çünkü çocuklar hassas varlıklardır. Çabuk küser, çabuk severler. İmamlarımız, öğreticilerimiz, en önemlisi yaşlı cemaatimiz onlara karşı sabırlı, şefkatli oldukça onların sayısındaki gözle görülür artış da dikkatleri çekiyor. Çocuk için Cami,  adeta bir eğitim merkezi, sosyalleşme alanı, vakti doğru geçirmenin adresi olmalıdır. Çocukları, gençleri eğer camide doyuramazsak onlar farklı yerlere yönelirler. Eğlenceyi de eğitimi de vakit geçirmeyi de camide yapan çocuk, helal dairenin meşru sınırları dışına çıkmaz, Allah-u Teâlâ’nın razı olmayacağı yerlere ve işlere yönelmez. Çünkü ruhu, kalbi tatmin edilen, zihnini meşgul edecek şeylere fırsat verilmeyen bir cami cemaati haline gelir. Bunu başarabilen her çocuk iyi bir Müslüman, iyi bir evlat, iyi bir kardeş, iyi bir vatandaş olurken toplum da sağlıklı, huzurlu, en önemlisi ahlaklı bireyler kazanır. Elbette bunu koca bir senenin sadece 2 ayına sığdırmak mümkün değildir. Kur’an Kursları bitince Kur’an’ın kapağını kapatıp rafa koyan çocuklar, birkaç sene daha geçince o Kur’an’la irtibatını da kesecektir. Bu yüzden bu kutsal eğitim, senenin tamamına yayılmalı, bu iş için de gönüllü anne ve babalar olmalıdır. Camide Kur’an eğitimini alan çocuklarının her anını takip etmeli, onları dinlemeli, eğitmeli ve bilgilendirmelidir. Bu, anne ve babanın çocuğa karşı yapmak zorunda olduğu en önemli vazifedir. Dünya saadetini düşündüğümüz çocuklarımızın ebedi hayatlarını düşünmemek, onları seküler, bencil bireyler olarak yetiştirmek onlara yapabileceğimiz en büyük kötülüktür. Allah’ı (c.c), O’nun Resulünü (sav) tanıyan çocuklar yetiştirirsek toplum düzelir. Vallahi düzelir. Bakmayın siz azgın azınlığın “dindarlar şöyle, dindarlar böyle” diye iftiralar attıklarına. Allah’ı (c.c.) , O’nun Resulünü (sav) gerçekten bilen ve İslam’ı hakkıyla yaşayan insanların olduğu toplum huzur toplumudur. İslam’dan uzaklaşan insanların, neleri kaybettiklerini görüyoruz acı acı…
Rabbim, çocuklarımızı Kur’an ile yaşayan, Kur’an’ı anlayan ve hayatını ona göre düzenleyen Müslümanlardan eylesin.

BAŞSAĞLIĞI

” İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn ”
” Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz ”
Gazetemizin kıymetli çalışanı, akrabam, her şeyden önemlisi can dostum değerli Murat Aksaç’ın babası Mehmet Aksaç ağabeyimizin vefatının derin acısını yaşadık. Öncelikle başsağlığı ve Cenâb-ı Allah’tan gani gani rahmet diliyor, mekânının cennet olmasını Rabbim’den temenni ediyorum. Musallada yatan için sorarlar ya ‘Nasıl bilirdiniz?’ diye, öyle yapmacık, kuru bir cevap olsun diye değil, kalbimizden gelerek ‘İyi bilirdik‘ deyip şahitlik ettiğimiz bir insandı Mehmet ağabey. Zorda olana koşan, darda kalana yetişen, yüzlerce iyiliğini gördüğümüz, herkesin kendisinden razı olduğu, tertemiz kalpli bir insandı. Bu dünyayı bırakıp gerçek yurda göç etti. Siz değerli okurlarımdan bir Fatiha okumalarını Allah rızası için rica ediyorum. Mekânı cennet olsun…
Selam ve Dua İle…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber