• DOLAR
    6,2938
    % 0,02
  • EURO
    7,3957
    % 1,16
  • ALTIN
    242,8528
    % -0,59
  • BIST
    97.988,16
    % 1,94

Çin bayragi atese verildi

Çin’in Dogu Türkistan’daki zulmü kinandi. Dogu Türkistan’a destek, Çin’in telin eylemi iftardan sonra düzenlendi. Soykan meydaninda yapilan eyleme yogun katilim oldu. Katil Çin, Türkistan’da defol yazili pankart tasindi. Büyük Dogu Fikir Ocaklari, Anadolu Selçuklu Ocaklari ve Milli Türk Talebe Birligi ortak eylemi düzenledi. Yogun katilim olan eylemde Çin’in zulmünün son bulmasi istendi, Türkistan için dua edildi.

Çin bayragi atese verildi

BIR KAVGA YÜRÜYOR

Ortak basin açiklamasinda sunlar bildirildi: "Islam cografyasinin çesitli bölgelerinde su kutlu ayda, Müslümanlara zulümler yapiliyor ve hatta bilhassa Ramazan vesilesiyle zulümler arsi titretecek çaplara ulastiriliyor. Sinelerimiz her an tazelenen yeni zulüm haberleriyle sarsiliyor. Ramazan vesilesiyle sahurdan iftara kadar yemekten ve sudan mahrum olmak yoluyla açlik ve susuzluk ne demektir, fakirlik ve yokluk nasil bir seydir bunu anlayabiliyoruz. Aynen bunun gibi Osmanli’nin yikilisiyla baslayan ve günümüze kadar devam eden ‘adalet ve merhametten mahrumiyetimizle de adeta sani yüce Rabbimiz bize Islam’a bigâne kalmanin nasil bir bedeli oldugunu yasatarak gösteriyor. Dogu Türkistan, Anadolu’ya tutulmus bir aynadir. Ve biz Dogu Türkistan aynasinda kendimizi kaybedisimizin, kendi kendimize sahip çikamayisimizin bütün tezahürlerini seyrediyoruz. Öyle ise Dogu Türkistan kimdir? sorusunu düzeltmeliyiz; çünkü Dogu Türkistan kimdir diye sormak gerçekte Anadolu kimdir diye sormak demektir. Filistin kimdir diye sormanin gerçekte Anadolu kimdir diye sormak demek olusu gibi. Çeçenistan kimdir, Halep kimdir, Bagdat kimdir, Bayir-Bucak, Bosna kimdir? Biz bu sorulari 150 yil önce kendi kendimizden süpheye düsürüldügümüz, bizde daha önce apaçik bir cevabi olan Anadolu kimdir? sorusunu tekrar sormaya mecbur birakildigimiz gün sormaya basladik. Bu sebeple 150 yildir bu sorunun cevabinin ne olmasi gerektigi üzerinde bir kavga yürüyor bu memlekette. Anadolu kimdir? Bu sebeple 150 yildir Anadolu’nun medyasinda ne Dogu Türkistan, ne Arakan, ne Bagdat, ne Azerbaycan bir Charlie Hebdo kadar, bir ahlaksiz LGBT yürüyüsü kadar, petrole bulanmis deniz kusu kadar yer bulamiyor ve gerçek itibarina kavusturulamiyor.

 

SÖZ KONUSU DEGILDIR

Öyle ise sunun iyice anlasilmasi lazimdir ki; Kendi öz vataninda kimligini ve sahsiyetini ilan etmekten mahrum edilmis milletlere istikbâlin dünyasinda yer yoktur. Bu gözle Dogu Türkistan, bizim öz vatanimizda düsürüldügümüz kimlik ve sahsiyet krizimizin bir remzidir. Dogu Türkistan ayni zamanda din bagimizin yaninda soydaslik bagimizin dogurdugu haklari da ihtiva etmektedir. Komünist ve Kizil Emperyalist Çin, Dogu Türkistan'da uyguladigi soykirim ve asimilasyon politikalari vesilesi ile sanli Türk tarihinden; Hunlardan, Göktürklerden, Uygulardan, Selçukludan, Osmanli'dan intikam aliyor. Dünya'nin görmek istemedigi ve belki de zulüm tarihinin en siddetlisinin yasandigi Dogu Türkistan'da Kizil Emperyalist, Katil Komünist Çin'in uyguladigi soykirim ve asimilasyon politikalarinin bazilarini sirlamak gerekirse: 1949'dan bugüne 35 milyon Dogu Türkistanli komünist Çin tarafindan katledilmistir. Bölgedeki Türk varligini tehdit olarak gören Çin, katliamlar ile beraber bir yandan da etnik temizlik adi altinda dogum kontrol soykirimi uygulamakta ve Türk ailelerin en fazla 2 nadiren 3 çocuk yapmalarina müsaade etmekte aksi halde kürtaj ile dogmamis bebekler katledilmekte, yasagi ihlal eden aileler ise cezalandirilmaktadir. Çinli halkin büyük çogunlugu da bir Uygur gördügünde ona kin ve nefretle bakabilmektedir. Hatta bir dükkâna Uygur Türkü girecek olsa dükkân görevlileri mikrofondan Dükkânimiza Sincanli girdi, ceplerinize dikkat edin! diyerek açiktan açiga anons yapabilmektedir. Taksiciler ve otobüs soförleri Uygur yolculari almayi reddeder hâle gelmistir. Bu örnekler, irki ayrimciligin tipik ifadeleridir. Çin hükümetinin Uygurlari terörist, katil, hirsiz, bölücü, radikal Islamci olarak yaftalama çabasi ve Devletimize en büyük tehlike Dogu Türkistan teröristlerinden gelir, Uygurlar ihtiyatli olunmasi gereken, gözetlenmesi gereken düsman millettir anlayisini yayginlastirmasi, irki ayrimciligi tirmandirmaktadir. Dogu Türkistan'da seyahat özgürlügü bulunmamaktadir. Bazen bir köyden digerine giderken dahi yerel güvenlik kurumlarindan belge almak gerekmektedir. Resit bir insanin bile yurt disina çikmak için pasaport alabilmesi neredeyse imkânsizdir. Dogu Türkistan'da hiç kimsenin yasam güvencesi yoktur. Devlet, istedigi zaman istedigi kimseyi tutuklayabilmekte ve istedigi sekilde cezalandirabilmektedir. Binlerce kisi Çin hükümeti tarafindan sudan sebeplerle tutuklanip yerleri belli olmayan zindanlara götürülmekte, oralarda çürüyüp gitmektedir. Tutuklularin geride kalan çocuklarinin ve ailelerinin durumu ise içler acisidir. Dahasi, bu kisilere yardim etmek dahi Çin kanunlarina göre suç sayilmaktadir. Çin, Dogu Türkistanlilara esir muamelesi yapmakta ve onlara türlü zulümleri reva görmektedir. Dogu Türkistanlilar düsünce, ifade ve din hürriyeti alanlarinda tamamiyla kusatilmis durumdadir.

ASIMILASYON HIZLANDIRILDI

Dogu Türkistan'da devlet memurlarinin, isçilerin ve ögrencilerin ibadet yerlerine gitmeleri ve ibadetle mesgul olmalari yasaklanmistir. Ibadet yaptigi tespit edilen kisiler isten ve okuldan atilmaktadir. Bu kisiler keyfi olarak gözetim altina alinmakta ya da para cezalarina çarptirilmaktadir. Dinî egitim almak isteyenlerin herhangi bir sekilde gidebilecegi bir egitim kurumu bulunmamaktadir. Camilerde ise dinî degerler degil, devlet yasalari teblig edilmektedir. Evlerinde dinî kitap bulunanlarin kitaplarina el konulmakta; hatta evinde dinî kitap bulundurma, bir suç unsuru olarak kabul edilmektedir.  Çinli nüfusun Dogu Türkistan'a çok hizli bir sekilde yerlestirilmesi sonucunda, yerli halkin asimilasyonu hizlandirilmaya çalisilmaktadir. Bu uygulamanin bir parçasi olarak, Dogu Türkistan'daki Çin nüfusunu artiran Çin yönetimi kimi zaman Dogu Türkistan'in çesitli bölgelerindeki kimsesiz kiz çocuklarini Çin'in muhtelif bölgelerine götürüp türlü islerde kullanmaktadir. Çin hükümeti, farkli Türk lehçelerinde konusan yerli halki Çinceyi kullanmaya zorlayarak bir çesit zulüm örnegi daha sergilemektedir. Bir milletin gelenek-göreneklerini, dinî inançlarini, kendisine özgü dillerini ve toprak bütünlügünü elinden kaybetmesi demek, o milletin tarihten silinmesi demektir. Eylül 2002'den itibaren Sincan Üniversitesi'nde birçok derste Uygur dilinde egitim yapilmasinin yasaklanmasi, zulmün açik tezahürlerinden biridir. Malûmunuz oldugu üzere Çin, 2'nci Dünya Savasi sonrasi kurulan dünya düzeni içinde Birlesmis Milletlerin 5 daimi üyesinden birisi olmak imtiyaziyla Dogu Türkistan’da sistemli bir devlet terörü ve asimilasyon politikasini pervasizca uygulamaktadir. Bu pervasizligin mevcut dünya düzeni içinde hayat bulabilmesinde bu uluslararasi düzenin çarpikligini görmek gerekmektedir. Hem Rusya’nin hem de Çin’in, büyük Asya sahasinda rakip millet mensubu bildigi Türk varligi bu bakimdan stratejik bir imha hedefi olarak görülmektedir. Büyük Asya sahasi yönünden bakildiginda Anadolu cografî büyüklük açisindan her ne kadar küçük Asya olarak görülse de, Osmanli tecrübesinin biricik mirasçisi olmak yönünden bakildiginda tam tersine büyük Asya'nin ve ata yurdu akrabalarimiz olan Türklerin kurtulusunun Anadolu’nun kurtulusundan geçtigini apaçik bir sekilde anliyoruz. 

 

REDDEDIYORUZ!

Çin’i protesto ederken aslinda 2'nci Dünya Savas’inin çizdigi dünya statükosunu protesto ediyoruz. Yani Çin’in de dahil oldugu bu dünya düzenini ret ediyoruz. Ret ediyoruz çünkü dünya 5’ten büyüktür sözünün hem Dogu Türkistan için hem Anadolu için hem de diger tüm mazlum milletler için stratejik birlik zemini oldugunu biliyoruz. Öyle ise basta Anadolu Türkleri ve Müslümanlari olarak, tüm Türkleri ve Müslümanlariyla dünya mazlumlarini dünya hegomanlarina karsi fikrî ve fiili direnise çagiriyoruz!… Birlesmis Milletler teskilat ismi olmak disinda tamamen bir aldatmacadir ve ortada Birlesmis Milletler isminin çagristirdigi gibi esitlik ve adalet temelinde masa basinda toplanmis milletler degil, 5’li bir çete düzeni, bir domuzlar diktatoryasi rejiminin geçerli oldugunu tekrar ilan ediyoruz. Dogu Türkistan sadece Dogu Türkistan degildir! Tipki Anadolu’nun sadece Anadolu olmadigi ve olamayacagi gibi. Olay odur ki; bugün Dogu Türkistan da dâhil tüm mazlum milletler bu 5’li çete düzeni karsisinda ortak bir kaderi paylasiyorlar. Bu durum bu hayâsiz ve pervasiz talan düzeni karsisinda ortak bir mücadelenin verilmesi gerektigini gösteriyor. Bugün biz bu protestoyla bu suuru gösterir ve bu suura davet ederken elbette bu zulmün bir protestoyla durdurulamayacagini biliyoruz. Çin eger durdurulacaksa bu ancak Anadolu’nun 5’li çete düzeninden kurtarilabilmesiyle mümkün olacaktir. Öyle ise bu suurun vatanin bütün sathinda parlatilmasi gerekmektedir. Bu protestomuzun mütevazi fakat paha biçilmez kiymeti de buradan kaynaklanmaktadir"

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber