• DOLAR
    7,6713
  • EURO
    8,9856
  • ALTIN
    468,82
  • BIST
    1,1710
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
CANI SIKILAN SIKILANA
  • 0
  • 318
  • 25 Ağustos 2020 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Can sıkıntısı, yapacak bir şey olmamasının değil, uğrunda yaşanılacak bir şey olmamasının sonucudur.” (Pat Mesiti)

İnsanın canı niye sıkılır? Can sıkıntısı ne demek?

Kimlerin daha çok canı sıkılıyor diye baktığımızda sanki oyuna, eğlenceye kendini kaptırmış olup da oyun ve eğlencelerine herhangi bir engel çıktığında uflayıp tüfleyerek canlarının sıkıldığını taşkın hareketlerinden hemen anlarsınız. İyi de hayat sadece oyun ve eğlence mi ki?

Herhangi bir hedefi, ideali, ilkesi ve düşüncesi olmayan tembellikten sersemleşmiş başıboş kişilerde bu can sıkıntısını fazlaca gözlemlemek mümkündür. Özgürlükleri elinden alınmış, tutuklu bulunan niceleri bile bu avare sınıf kadar can sıkıntısından bahsetmez. Üstelik ‘can sıkıntısı acıları çoğaltıp kadere isyan ettirmekten başka işe de yaramaz.’ (Dostoyevski)

Bu âleme nereden ve niçin geldiğini tam anlayamayanların ısrarla dillerinden düşürmedikleri bir teraneye dönüşen ‘can sıkıntısı’ anlaşılan gaflet içerisinde yaşayanların varlığıyla paralel bir şekilde devam edecektir.

“Can sıkıntısı insanda en büyük belalardan, en doğrudan hissedilen cezalardan biridir. Hayattaki tek amaçları keselerini doldurmaktan ibaret olup kafalarının içini ölümüne boş bırakan bir sürü sefil yaratıkta görürüz bunu. Sadece yaşamaya şükretmek yeterli olsaydı can sıkıntısı olmazdı ve zenginler can sıkıntısını aşmak için saldırır gibi telaşla yer değiştirmeye çalışmazlardı.” (Arthur Schopenhauer)

Sorumluluğunu bilen ve bu bilinçle hareket eden bir kimse, sabır ekseninde mütevekkil bir edayla hayatı değerlendirdiğinde stres ve psikolojik anlamda bir can sıkıntısından bahsedil(e)mez. Bir de: “Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.”  (Sokrates). Bu sorunun temeline bakıldığında: “Can sıkıntısı, dünyaya tembellikle beraber gelmiştir.” (La Bruyere)

Ne kadar çok canı sıkılan var(mış)?

  • Evde, işte, okulda, dışarıda, mahallede, şehirde, ülkede, gurbette canı sıkılanlar,
  • İşsizliğe, maddi sıkıntıya canı sıkılanların yanı sıra yaptığı işine, varlığına; maddi imkânlarına canı sıkılanlar,
  • Evinin, arabasının olmayışına veya evinin, arabasının istediği lüks ve modelde olmayışına canı sıkılanlar,
  • İçtikçe canı sıkılanlar, oynadıkça kazandıkça veya kaybettikçe canı sıkılanlar,
  • Özentiden, hasetten, kem gözlerinden ötürü canı sıkılanlar,
  • Hastalıktan canı sıkılanlar ve sağlıklı olup daha fazla çılgınlık yapamadığından canı sıkılanlar,
  • Anne babasından canı sıkılanlar ya da çocuklarından dolayı canı sıkılanlar,
  • Üniversiteyi kazanamayıp canı sıkılanlar, kazanıp da (okuyamayacağından) canı sıkılanlar,
  • Her istediği olmadığından veyahut her istediği olup da canı sıkılanlar,
  • Trafikte canı sıkılanlar,
  • Camide, çarşı pazarda, meyhanede, piknikte, düğünde-cenazede canı sıkılanlar,
  • Kur’an, sünnet ve ezandan rahatsız olup canı sıkılanlar,
  • Besmele çekilince, Allah denilince canı sıkılanlar,
  • Can sıkıntısından kavga edenler, çok rahat bir şekilde insanları, eşlerini ve arkadaşlarını öldürenler,
  • Can sıkıntısından bulanıma girip çıkamayanlar,
  • Amerika’ya, İsrail’e, Çin’e canı sıkılanlar,
  • İstanbul sözleşmesini destekleyip veya karşı çıkıp canı sıkılanlar,
  • Ayasofya için (müspet-menfi) canı sıkılanlar,
  • Okulların açılmamasına ve ya açılacak olmasına canı sıkılanlar,
  • Öğretmene, öğrenciye, veliye ve servise canı sıkılanlar,
  • Sisteme, rejime canı sıkılanlar,
  • Kiminin iktidara, kiminin de muhalefete hep canı sıkkındır…

Bir kısım can sıkıntısı, (kötülüğe, şerre, yanlışa ve hataya buğz etmek gibi) haklı gerekçelere dayandırılabilir belki ama sağlıklı bir akıl, kalp ve bünye için matlup olan bir şey değildir. Yani mümkün mertebe o dereceye düşmemeye çalışılmalıdır.

Hasılıkelam günümüzde şu ya da bu nedenle canı sıkılmayan insan herhalde yok gibidir. Oysa her türlü sıkıntının, mükâfatı sınırsız olan sabır gibi bir panzehri vardır. Sabrı kuşananlar bu anlamda her engeli aşabilir, zira sabır önündeki engelleri aşmak için çaba sarf etmek olduğundan zafere erişebilirler. Zira Yüce ‘Allah sabredenlerle beraberdir.’  (Bakara, 153)

  Hz. Ali (r.a.): “Dert ve sıkıntının şiddetine sabır göster, bunun da sonu gelecektir. Bil ki sabır bir asalet göstergesidir” derken bunun da bunca canı sıkılanlarda olmaması durumun vahametini göstermesi bakımından oldukça manidardır.

Konumuzu Mevlânâ’nın şu sözüyle noktalayalım: “Sıkıntılar, Sevgili’nin gönderdiği misafirdir; gelir ve gider. Önemli olan, gönderenin hatırına o misafire sabredebilmektir.”

               

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber