• DOLAR
    6,7492
    %2,04
  • EURO
    7,3008
    %1,26
  • ALTIN
    351,53
    %2,44
  • BIST
    8,2820
    %0,54

BU KADAR ŞEY DE İBRET OLMUYORSA!

BU KADAR ŞEY DE İBRET OLMUYORSA!

Yaşanan her hadise, ibret nazarı ile bakan için pek çok şeyi barındırır içinde. Bir depremi sadece jeolojik bir olaydan ibaret görmek, bir salgını sadece tıbbî bir sorun olarak algılamak seküler bir bakış açısıdır ve kişiyi içinden çıkılmaz vehimlerde boğulmaya mahkum eder. Oysa Müslüman, hem dünya hem de ahiret penceresinden olaylara bakınca elbette ki olayları yorumlama tarzı da farklı oluyor. Müslüman, yaşanan hadiselerden ibret alır ve kendisine çekidüzen verme fırsatı olarak görür. Örneğin, 6,8’lik bir depremden sağ çıktığım ilk dakikalarda aklıma hemen ölüm ve ölüm sonrasında başlayacak sonsuz bir hayat geldi. Gafil kaldığım, aciz kaldığım her mesele gözüme bir dev gibi gözüktü. Korku içinde Allah’a sığınıp, mağfiret diledim. Korkumuz ölümle dünyadan ayrılmak değil, ölümden sonrasına yeterince hazırlanmamış olmamızdan kaynaklanıyor. Dünya hayatına meyledip, birkaç gün daha gafilce yaşama arzusu şüphesiz ibret nazarından yoksun, dar bir anlayış olacaktır.

Allah’a karşı mahcubiyetimizi düşünüyor muyuz?

Bu kadar hadiseden ibret alıp, kulluk vazifemizi ihmal ettiğimiz için elim bir pişmanlık duyuyor muyuz? İşte önemli olan bu. Hayrete düşüren şey, bunca hadiselerden ders çıkarmayıp hâlâ fırsatçılık peşinde koşan, üç kuruş hesabı yapan insanlar ve bu insanların Müslüman olduklarını gerekçe göstererek İslam’a sataşma fırsatı bulduğunu sanan, belki de bilmeden bu hataya düşen kişilerin olmasıdır. Acı olan bu insanların namaz kıldığını iddia edip, olayı yüce dinimizle ilintilendirmek isteyenlerin kurnazlığıdır. Bunun adı algıdır. Bu algı sık sık yapılıyor medya aracılığıyla. Örneğin kul hakkı yiyip domuz eti yememeyi eleştirenler aslında kul hakkının önemine vurgu yapmıyor, Müslümanların domuz eti yememe hassasiyetine olan kinlerini bu yöntemle kusuyorlar… Tıpkı namaz kılmak önemli değil, kalp temizliği(!) önemli anlayışı gibi. İslam’ı sadece felsefî bir anlayış olarak algılayıp hayattan soyutlayan bu anlayış maalesef senelerdir vazgeçmeden aynı yöntemleri uyguluyor. Yıllarca sinema aracılığıyla sakallı-hoca karakteri üzerinden, çarşaflı karakterler üzerinden, işbirlikçi imam karakteri üzerinden İslam’a saldırmadılar mı? Dindar insanlar yaftalanmadı mı senelerce? Bu anlayışın devam ediyor olması üzücü.

İslam kusursuzdur… Müslümanların yaptığı kişisel hataları İslam’a mâl etmek, esasında İslam’ın yaşanmamasından kaynaklanan vakaları Müslümanlıkla ilintilendirmek akıl kârı değildir.

Bir hristiyanın yaptığı hatayı dinine mâl eden kim var? Ayrıca bizim ülkemiz Müslümanlık ile değil laik (seküler) bir anlayışla yönetilmektedir. Bunu sık sık dile getirip,hatırlatanlar da kendileri değil midir? İslam’ın soyutlanıp kurallarının uygulanmadığı bir ülkede, yaşanan hadiselerden İslam’ı sorumlu tutmak oldukça gülünçtür. O kadar saçma kıyaslamalar var ki… “Rakı içerim, rüşvet yemekten iyidir” diyenler, “kul hakkı yemem, domuz eti yerim” diyenler ve buna benzer sayısız şey… Sanki her içki içmeyen rüşvet yiyor ya da içen yemiyor gibi. Bu dar anlayış inanın artık bezdirdi. Biz Müslümanlar olarak dinimizi temsil ettiğimizin bilincinde olmalıyız. Ancak şunu da ilan etmeliyiz ki bizim hatalarımız nefsimizden, ahmaklığımızdandır. Dinimiz kusursuzdur ve bize doğru olmayı emretmektedir. Zaten bizim düştüğümüz perişan vaziyet de dinimize olan uzaklığımızdan, yabancılığımızdan kaynaklanmaktadır.

Bu algıları yapmaya devam edecekler. Dindar insanlar bir hata yapsın da haber yapıp İslam’a kin kusalım diye el ovuşturanlar hep var olacaktır. Ancak İslam kusursuzdur ve kendisini müdafaa gerektirecek hiçbir açığı yoktur. Şunu da söylemek gerekiyor ki İslam’ı kirli işlerine alet edenler, şahsi menfaatlerine alet edenler maalesef varlardır ve var olacaklardır. Fakat akıl ve mantıkla olaya baktığımızda, İslam’ın emir ve hükümlerini incelediğimizde bu şahısların İslam’a ihanet ettikleri apaçık bir şekilde ortaya çıkacaktır…

Yüce Rabbim şu koronavirüs belasından tüm İslam alemini muhafaza eylesin. İslam’ın temizlik ilkesine riayet edip, bu zor günleri kayıpsız atlatmayı Allah-u Teâlâ’dan diliyor, hastalığa yakalanan vatandaşlarımıza acil şifa dileyerek sayının artmamasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Gerekli tedbirleri vaktinde alıp, olayı kontrollü bir şekilde idare eden ve zor bir süreçten geçen idarecilerimize ve devletimizin tüm personellerine dualarımızla destek olup, gerekli önlemlerin alınmasına vatandaşlar olarak uymamızın bir sorumluluk olduğunu hatırlatarak, sizleri emanetleri zayi etmeyen Allah’a emanet ediyorum.

Selam ve Dua İle…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber