• DOLAR
    7,2915
  • EURO
    8,5355
  • ALTIN
    477,20
  • BIST
    1,1787
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
BU CUMA AŞKI(!) NEREDEN GELİYOR?
  • 0
  • 1200
  • 03 Aralık 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Amerika ve bazı batı ülkelerinde kutlanan ‘Şükran Günü’ akabinde gelen cuma “Black Friday: Kara Cuma” diye ilk defa 1961 yılında gündeme gelip medyaya yansımıştır.. Güya o gün yapılan alışveriş nedeniyle meydana gelen trafik yoğunluğu ve zorluklardan ötürü bu isimle anılır olmuş. 2017 yılından itibaren özellikle dış bağlantılı büyük mağazalarımızca önceleri “Kara Cuma” şeklinde dile getirilip (ünlü markaların alışveriş çılgınlığı ülkemizde) tepki alınca bu kez; “Şahane, Efsane, Çılgın ve Bereketli Cuma” gibi isimlerle tezahür etmeye başladı.

% 70’lere kadar varan indirimlerden bahsedilen genellikle aldatarak, insanları alışveriş çılgınlığına sürükleyen bu tuzağa ne yazık ki düşülmektedir. Bütün yayın organlarında sıkça yapılan reklamlar aracılığıyla kişileri tahrik edip bir tarafından bu alışveriş hastalığına, (yetkililerin uyarmasına rağmen) bulaştırmayı başarabilmişlerdir.

İyi de; neden cumartesi, pazar değil de (üstelik hafta içi olan) cuma gününe bu çılgınlık denk getirilmiş ve bazı bahanelerle Müslümanlarca kutsal bir gün olan cumayı kara diye nitelemişler?

Aklımıza Peygamber Efendimiz (a.s.)’ın Ranuna vadisindeki okuduğu ilk cuma hutbesinin sözleri geliyor:

“Ey insanlar!

Ölmeden önce tevbe edin; fırsat elde iken salih ameller işlemeye bakın! Gizli-açık bolca sadaka vermek ve Allah’ı çok çok zikretmekle Rabbinizle aranızı düzeltin! Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görür ve kaçırmış olduğunuz şeyleri elde edersiniz.

Biliniz ki Allah, bu yılınızın bu ayında, bu yerde size kıyamete kadar «Cuma na­mazı»nı farz kılmıştır. Âdil olsun-olmasın, başında bir imam varken benim sağlığımda veya benden sonra her kim hafife alarak veya inkâr ederek bu namazı bırakırsa, onun iki yakası bir araya gelmesin! Ve Allah, onun işlerini başarıya ulaştırmasın! O kim­senin başka namazı yoktur; tevbe edenler müstesna… Çünkü kim tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder.” (İbn-i Mâce, İkâme, 78)

Bu günün adını taşıyan cuma suresinde de Yüce Rabbimiz (c.c.):

“Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman, alış verişi bırakıp Allah’ın zikrine koşun! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”

“Namaz kılındığı zaman da yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfünden (nasibinizi) arayın, Allah’ı çok zikredin ki (dünya ve ahirette) kurtuluşa erebilesiniz.”

(Böyle iken) onlar, bir ticaret yahut bir eğlence gördükleri zaman, ona (doğru)dağılıp gittiler. Seni de (hutbede) ayakta bıraktılar. De ki: Allah katında olanlar, eğlenceden de, ticaretten de hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Cuma suresi, 9, 10, 11)

Şiddetli bir kıtlık sırasında Hz. Peygamber (a.s.),  farzdan sonra hutbe okurken yiyecek yüklü bir ticaret kervanı gelmiş ve adet gereğince def veya davul ile karşılanmıştı ki mescidde bunu duyanlar ona doğru akın etmiş, yalnız 12 kişi kalmıştı hutbe dinleyen. İşte bu son ayet bunun üzerine nazil olmuştur. Bundan böyle hutbeler farzdan önce okunmuştur.

Alışverişin bırakılıp cuma için camilere koşun diyen bir Allah’ımıza karşılık birileri de tam tersini söyleyerek her türlü imkânı kullanarak adeta dünyayı ayağa kaldırmaktadır. Bunun hayra alamet olduğunu ve art niyet içermediğini söylemek imkânsızdır.

Biz Müslüman bir ülke olarak Yahudi ve Hıristiyanların ibadet günleri olan cumartesi ve pazarı zaten tatil etmişiz, ama bu onlara yetmemiş olmalı ki, birçok insanımızın mesaiden dolayı hâlâ cuma kılamadığı günümüzde bu mübarek günümüzü de sulandırmak bir tarafa hafife alıp tahkir ve tahrif edip kullandıkları kavramlarla da alay etmektedirler. Zaten şu “bankamatik ve kredi kartları” çıktığı günden beri birçoğumuz alışveriş hastalığına yakalanmış ve neredeyse tamamen bankalara çalışıp hizmet eder hâle gelmişiz. Her şeyin zamlanıp geçimin iyice zorlaştığı böyle bir zamanda şahane cuma v.b. ifadelerle havsalamız ve sabrımız hayli zorlanmaktadır.

Yapılan araştırmalarda gerçekten sahici bir indirimin olmadığı ve resmen insanlarımızla dalga geçerek tüketime dayalı bir oyunun oynandığı ortaya konulmuştur. Çünkü % 70 oranında bir indirimle kâr edilmediği gibi külliyen zarar edilir.  Hiç kimse de kolay kolay zararına malını satmaz. Şayet ısrarla böyle bir indirim var deniliyorsa o zaman da fiyatlar fahiş oranda arttırılıp öyle indirime gidilmiş olabilir ki, bu da ciddi bir hile, tuzak ve aldatmadır.

Biz demiyoruz ki, cuma günü alışveriş yapılmaz. Ancak cuma saatinde inananların alışveriş yapması caiz görülmemiştir. Bir de cuma kılacağız diye o gün tamamen tatil yapalım da demiyoruz. Bizzat Rabbimizin: “Namaz kılındığı zaman da yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfünden (nasibinizi) arayın, Allah’ı çok zikredin ki (dünya ve ahirette) kurtuluşa erebilesiniz.” (Cuma suresi, 10) talimatı gereği herkes hemen namazdan sonra işinin başına dönmelidir. Amma velâkin fakat “Efsane(!) cuma ” için perşembe gününden sıraya giren birileri, alışverişini yapıp cuma namazına kavuşmak için o kadar beklemiyor, beklemez de herhalde! Tamam, kılmayan zaten kılmıyor da, neden, niçin bizim haftalık bayramımız ve en mübarek günümüz olan cumaya bu denli yakıştırmalar yapılıp suiistimal edilmektedir? Bunun cevabı verilmese de, bizim bu soruyu sorma hakkımız olsa gerek.

Bir soru daha soralım: durum iyiye gidiyor diyen var mı acaba? Allah akıl, izan, idrak ve ferasetle basiret ihsan eylesin vesselam.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber