• DOLAR
    6,8642
  • EURO
    7,7856
  • ALTIN
    396,94
  • BIST
    1,1342
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
BİR KERDEN HER ŞEY ÇIKAR!
  • 0
  • 386
  • 23 Haziran 2020 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Her şey bir kere ile başlar!”

İyi-kötü ne varsa; hayır-şer, güzel-çirkin, dua-beddua, iflas-kazanç, zulüm-adalet, çalıp çırpma, kaza, bela, küfür, hakaret, oyun eğlence, içki, kumar, sihir, büyü, namaz niyaz, zina, faiz, helal-haram yani her şey aslında bir kereyle başlar. Özellikle sizi kötü, yasak, yanlış ve haram olan eylemlere bulaştırmak isteyenler; “bir kereden ne çıkar, adam(erkek) değil misin, yoksa korkuyor musun gibi sözlerle tahrik ederek bunu başarırlar. Sonra da aynen şeytan gibi yoldan çıkarıp sizi tanımazlar.

Bir kereyle başlayıp edinilen alışkanlıklar, ileride kişide sanki onu hayatı boyunca yapmak mecburiyetindeymiş gibi bir his uyandırabilir. Böyle bir psikoloji de kişinin artık bağımlı hale geldiğini gösterir. Bundan kurtulmak çok zor olsa da işin ehli olan uzmanların bazı önerileri vardır ki bunlar da göz ardı edilmemelidir. Deniliyor ki:

“Her arzu ve şiddetli isteğin bağımlılığa sevk eden bir dürtü olmayıp ani bir refleks, hırs ve öfkeyle gelişen bir heves ihtimali olabilir. O zaman onu ertelemek, kaçmak, kaçınmak, dikkatini dağıtıp başka meşru bir şeyle yetinmek önem arz etmektedir.”

Bir davranışın, işlemin ve huyun alışkanlık haline gelmesiyle ilgili 21 günlük bir süre ifade edilmektedir ki, bu husus halk arasında da kısmen yaygınlık kazanmıştır.

Stres ve can sıkıntısı bahanesiyle olanlar oluyor:

  • ‘Zaman öldürmek’ için gününü boş beleş işlerle, oyunla, eğlenceyle orada-burada geçirenler,
  • Her gün arkadaşlarıyla görüşmeden, içmeden yapamayanlar,
  • Bir kereyle başladıkları haramları sıradanlaştırıp sürekli işleyerek ömür tüketenler,
  • Çalıp çırpmayı kâr zannederek insanları kandırıp aldatanlar,
  • Her sözüne yeminle başlayıp her türlü sahtekârlığı yapanlar,
  • Hiçbir sözünü tutmayıp yalancı durumuna düşenler,
  • Emanete ihanet edenler,
  • Abdestsiz namaz kıldım oluyormuş deyip cenabet gezenler,
  • Bir ömür define peşinde dolaşıp hayal kuranlar,
  • Kulluklarını hep öteleyenler,
  • Ölüp gidenlerden ders almayıp hazırlanmaya fırsat kalmadan ansızın ölenler,
  • Cinayet, kaza, bela ve afetlerden ibret almadan hatalarını tekrarlayanlar,
  • Tahammülsüzleşip ona-buna sataşıp kavga etmek için bahane arayanlar,
  • Kumara alışıp ölene dek ölümüne devam edenler,
  • Bir anda nefsine, şeytana uyup taciz ve tecavüzde bulunanlar,
  • Yeterince caydırıcı cezası olmayan nice kötü işler ve alışkanlıklar hiç azalmayıp emsal teşkil ederek bilakis artarak devam ediyor.

Bütün bu olumsuzluk ve kötü alışkanlıkların kökenine indiğimizde bir kereden bir şey çıkmaz düşüncesini meyilli insanların aklına sokarak birilerinin başlattığına tanık oluruz genellikle. Şeytanlaşmış olanların başkalarının telkinine de gerek kalmadan yapabilecekleri herkesin malumdur.

Çözüm bağlamında yapılan öneriler de vardır elbette:

  • Akla kötü alışkanlıklar sökün ettiğinde hızlı bir beyin jimnastiğiyle meşru bir alternatif üretilebilir.
  • Tetikleyici sebeplerden uzak durulabilir.
  • Başka birinden yardım ve destek istenebilir.
  • Çevre değişikliği yapılabilir.
  • İradeyi güçlendiren yöntemler bulunup geliştirilebilir.
  • Öz kimlik oluşturulduktan sonra hafif bir kayma halinde öze dönmeye gayret edilebilir.
  • Nefis ve şeytandan gelen fısıltılara karşı ‘ama!’ ifadesi kullanılabilir.
  • Başarısızlık ve hayal kırıklığıyla karşılaşmamak için önceden akılcı bir plan yapılabilir.
  • Nerede, ne zaman, kiminle hangi şartlarda hatalarımı yineliyorum diyerek bir otokontrol sistemi geliştirip o meyanda önlem almak suretiyle tekrardan kaçınılabilir.
  • İrade-inanç ve vicdan ekseninde kısa bir muhasebeyle bir kereyle başlayan alışkanlıklardan kurulmak mümkün olabilir. Hulasa-i kelam:

“İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.” (Kıyame suresi, 36)

“Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: İhtiyarlığından önce gençliğini, hastalanmadan önce sıhhatini, fakirliğinden önce zenginliğini, meşgul zamanlarından önce boş vakitlerini ve ölümünden önce hayatını!” ( Buhârî, Rikak, 3; Tirmizî, Zühd, 25)

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber