• DOLAR
    5,7758
    %-0,86
  • EURO
    6,4401
    %-0,74
  • ALTIN
    276,59
    %-1,02
  • BIST
    98.403
    %3,69
Nedim Sağır
Nedim  Sağır
nedim.sagir@malatyasonsoz.com.tr
BERAAT VE KAZANIMLARI
  • 0
  • 874
  • 18 Nisan 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Affetmeyi çok seven, bağışlaması hesapsız ve sınırsız olan, rahmeti gazabının önünde olan âlemlerin sahibinin rahmet ve selameti üzerimizden eksik olmasın her iki cihanda…

Şaban ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gece (19 Nisanı 20 Nisana bağlayan gece) yani bu gece Beraat gecesidir. Gecenizi tebrik eder, bütün insanlık âleminin huzuruna, İslam Coğrafyasının birliğine ve ferasetine vesile olmasını niyaz ederim.

Kelime olarak Arapça kökenli olan “Berâe, Berâet” , Türkçe kullanımıyla “Berat” halini almış olup  bir kişinin yükümlülükten kurtulması, yapmış olduğu şeylerden muhasebeden kurtulması manalarını içermektedir. Şer’î istilahta ise Müslümanların kalpten gelen nedamet ve söz vermeyle Allah’tan bağışlanmayı dileyerek günahlarından uzaklaşmasına karşılık, Rabbimizin o kişiyi işlediği günahlardan temizleyerek arındırmasıdır.

Bakara Suresi’nin 186. Ayet’inde mealen şöyle buyurulur:

“Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.”

Yine Zumer Suresi’nin 53. Ayet’inde mealen:

“ De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah´ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”  buyurulmaktadır.

İşte bu ve benzeri ayetler, yeniden dirilişimize, gayeye dönüşümüze, insana ve özellikle Müslüman’a yakışmayan çirkinliklerle suflileştirdiğimiz ruhumuzu arındırıp “ahsen-i takvîm” haline döndürmeye vb. yaratılıştaki güzelliklerimizi tekrar kazanmaya bir vesile, bir fırsat ve açılan rahmet kapısıdır.Tirmizî ve İbn Mâce’de Hz.Peygamber’in (s.a.v.):

“Allah Teâlâ -rahmetiyle- şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar” buyurduğu rivayet edilmiştir. Diğer bir rivayete göre de Hz. Peygamber, “Şâbanın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der” buyurmuştur (İbn Mâce, “İḳāme”, 191). Ancak eserlerinde bu hadislere yer veren Tirmizî ve İbn Mâce, bunların sened yönünden zayıf olduğuna da işaret etmektedirler.

Yine Şaban ayındaki berat gecesi ile ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızın mükemmel çalışması olan İslam ansiklopedisinde:

“Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Kâbe istikametine çevrilmesinin hicretin ikinci yılında Berat gecesinde vuku bulduğunu kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır. Bu rivayetlerle, Hz. Peygamber’in şâban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine ayrı bir önem vererek onu ihya ettiğine dair diğer rivayetleri göz önüne alan bazı âlimler bu geceyi namaz kılarak, Kur’an okuyarak ve dua ederek geçirmenin sevaba vesile olacağını, bu geceye mahsus olmak üzere belli bazı ibadet ve kutlama şekilleri ihdas edip âdet haline getirmenin ise dinde yeri bulunmadığını söylemişlerdir. Kaynakların belirttiğine göre Berat gecesine ait özel bir namaz yoktur.”(T.D.V.Islam Ansk. Müellif; Halit Unal).

Rahman’ın ikram sofralarından olan bu geceyi bir hatırlatma kabul ederek hayatımızın muhasebesini yapmak, dünya ve ahiretimize zarar veren her türlü fikrî, zikrî ve fiilî hatalarımızı, iman sahibi olan kalbimizde mizana koyup tezkiye ve ikramdan nasiplenmenin gayreti içinde olmalıyız.

Niyazi Mısrî (k.s.) “Ey kerim Allah, ey gani Sultan, Dertliyiz, senden umarız derman. Lütfuna had yok, ihsana payan, Dertliyiz, senden umarız derman.”  satırlarını aşk dolu sinesinin haykırışından dökerken kaleme, Eşrefoğlu Rumi (k.s.)’da : “Derd-mendim derdime eyle devâ,Ki kamu hastalara sensin hakîm, Rûz-ı mahşerde Muhibbî bendeni,Irma (ayırma) rahmetinden yâ Rahîm” satırlarıyla en büyük asıl saadetin, ahiret hayatında Rabbimizin cemalinin seyri ve vuslatı olduğunu beyan ediyor.

Bizde bir toparlanış ile kurtulmalıyız günahlarımızın tutsaklığından. Kurtulmalıyız etrafımızı çepeçevre kuşatmış, bizi Rabbimizden alıkoyan her türlü bağlardan. İşte bu geceler bir vesiledir. Haydi, Rabbimizin nidasına kulak verelim:

“Ey iman edenler! Allah´tan korkun. O´na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihat edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Mâide Suresi 35. Ayet Meali)

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber