• DOLAR
    6,8976
    % 7,58
  • EURO
    7,8676
    % 7,23
  • ALTIN
    266,8474
    % -0,69
  • BIST
    91.383,19
    % -3,75

Belediyelerin insanliga hizmeti (3)

Belediyelerin insanliga hizmeti (3)
Yasadigimiz katli evlerden çikip, tabiat ile bas basa kalarak biraz olsun rahatlayabilecegimiz, bizim payimiza düsen yesil alanlar nerede? Sehirlerimizde her gün ne kadar toprak ve yesil alan asfaltla kaplaniyor veya betonlastiriliyor? Her yangin sonrasinda biraz daha azalan ormanlarimizdan yol yapimlari için ne kadar agaç kesiliyor? Belediyelerimizin ve Orman Isletme Müdürlüklerinin, sehirlerimizde bir Belediye Ormani ya da Kent Ormani, en azindan park yapilmak üzere bir agaçlandirma çalismalari bulunuyor mu?
Bu gün belki agacin ve yesil alanin bizim için ne anlama geldiginin farkinda olamayabiliriz. Ancak geçtigimiz hafta Rize.de canlar yakip ocaklar yikan “Sel Felaketinin” yasanmasindaki en büyük nedenlerden bir tanesinin de, selin yasandigi arazideki agaçlarin kesilmesinin oldugu bizzat Sayin Basbakanimiz tarafindan açiklandi.
Bu yaz döneminde Mersin bölgesinden geçerken, yol genisletme çalismalari nedeniyle yüzlerce agacin dozerler tarafindan acimasizca katledildigini gördük. Bu genç agaç ve fidanlar agaç nakil araçlariyla ormanin baska bölgelerine veya sehir içersine nakledilemez miydi?
Sümer Ilkögretim Okulu.nun yaninda bulunan yolun, genisletilmesi gerektigini yazdigimda, bu çalismanin yol kenarinda bulunan agaçlari kesmeden yapilmasi gerektigine dikkat çekmistim. Tatilden döndügümde bu agaçlarin yerlerinde olmadigini gördüm. Simdi ise çevre yolunu genisletme çalismalarina baslanildi. Çevre yolu üzerinde ve kenarinda bulunan agaçlar da ayni kaderi mi paylasacaklar? Ya da bu agaçlar kurutulmadan, agaç nakil araçlariyla baska yerlere nakledilecekler mi? Toplumun ortak mali olan yesil alanlar ve bu alanlarda bulunan agaçlar hangi kanunlarla korunuyorlar?
Yoksa sehirlerimizde bulunan yesil alanlar, okul ve resmi kuruluslarin bahçeleri ve bu alanlarda bulunan agaçlarin kaderleri de bilinçsiz bir sekilde bu kuruluslarin idarecileri tarafindan mi belirleniyor?
Yöneticilerimiz yesil alanlarin içersinde uygulayacaklari bir projeyi yesil alanlara ve bu alanlar içersinde bulunan agaçlara göre degil de, kendi beyinlerinde çizmis olduklari projeye göre sekillendirdikleri için, önceden var olan dogal güzellikleri yok edip, yerlerine beton yiginlarini getirerek, buralari modernlestirdiklerini de düsünebiliyorlar.
Nitekim zamanin Polis Akademisi Baskani Vadi ÇIÇEKLI de, bir milli park görünümündeki Akademi arazisi içersinde bulunan yirmi-otuz yillik çam ve selvi agaçlarin yerleri “kendi simetri ölçüsüne” uymadigi gerekçesiyle, agaçlari tipki bir esya tasir gibi “simetrik” yerlere tasitmisti. Bu simetrik tasimalar en sicak dönem olan Temmuz ve Agustos aylarinda ve bilinçsizce yapildigindan “tayini çikarilan” agaçlarin tamami kurudu.
Malatya Sümer Park.ta yesil alanin tam orta yerine Tuvalet Binasi yapmak üzere baslatilan insaatin yeri dogru seçilmis midir? Bu sosyal tesisi zaten kisitli olan yesil alan üzerine yapmak yerine, bu tuvaletler parkin hemen yani basinda bulunan Kültür Merkezinin bahçesine yapilamaz miydi? Kaldi ki bu yerin elli metre yakininda zaten bir tuvalet bulunuyor.
Yesil alanlar, sehirlerimizde göz zevkimize hitap etme, havayi temizleme, temiz hava akimini saglama, iklimi yumusatma, sel, heyelan ve erozyonu önleme ile yasanabilir bir çevre olusturmanin yaninda, canlilarin enerji kaynaklaridir. Insan dogaldir, dogal ortamlari arar. Beton yiginlari ne kadar modern görünümlü yapilar olsa da, bu yapilar olmadan da yasanabilirken, yesil ve dogal ortamlar olmadan yasanamaz. Çünkü bedenlerimiz enerji dönüsümü yapamayacagi için, ruh ve beden sagligi korunamaz ve saglik sorunlari yasanmaya baslar.
Yesil alanlar bizler olmadan da varliklarini sürdürebilirler. Ancak bizler, Allah.in bizlere lütfettigi sinirsiz tabiat nimetleri ve güzellikleri olmadan yasayamayiz. Ecdadimiz yesilin insan için ne kadar önemli oldugunu ve degerini bilmis, Fatih Sultan Mehmet Han rahmetli de; “Yas kesenin basini keserim” fermani ile yesili korumustur.
Avrupa sehirlerinde kisi basina ortalama 20 metre kare yesil alan düserken, bizim en gelismis sehrimiz olan Istanbul.da bile kisi basina düsen aktif yesil alan miktari insanimizin dogal yesil alan ihtiyacini karsilayamiyor. Oysa bu rakam bazi Avrupa ülkelerinde 45 metrekareyi asiyor. Iste size birkaç örnek:
Amsterdam          : 45,5 metrekare
Roma                   : 45.3 metrekare
Stockholm           : 87.5 metrekare
New York            : 29.1 metrekare
Londra                 : 26.9 metrekare
Türkiye                : Pasif yesil alan olarak kabul edilen yol kenarlari ve kavsaklardaki yesil alanlar da dahil olmak üzere,
Istanbul'da            : 6.4 metrekare,
Ankara.da             : 14,91 metrekare.
 
Avrupa ülkeleri yesil alanlarin öneminin farkinda olarak, çocuklarinin ve gelecek nesillerinin dogal yesil alan ihtiyaçlarini bizden çok önce bilinçli bir sekilde halkinin hizmetine sunmus. Bizim ülkemizde yetkililer dogal yesil alan miktarimizi Avrupa ülkelerindeki rakamlarin en az yarisi kadar bir seviyeye ne zaman çikarabilecekler?
Halkinin dogal yesil alan ihtiyacinin farkinda olarak, ticari hiçbir amaç gütmeden, yesil alanlari artirmak ve sehirlerimizi güzellestirmek için çalisan örnek belediye baskanlarimiza ve belediye çalisanlarina tesekkür ediyor,
Saglikli günler diliyorum.     
 
                                                
 
 
 
 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Önceki Yazı

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber