• DOLAR
    6,0197
    % 3,53
  • EURO
    6,9241
    % 4,17
  • ALTIN
    229,3776
    % 0,94
  • BIST
    88.734,76
    % 1,83

Basbakan Yardimcisi Malatya’da

Basbakan Yardimcisi Doç. Dr. Yalçin Akdogan, "Ne zaman yogun isler içine düssek, ne zaman sikintili islerle ugrassak, ne zaman bir zorluk olsa hemen solugu Malatya'da aldik. Buranin coskusu, heyecani hepimize moral verdi, bize destek oldu" dedi

Basbakan Yardimcisi Malatya’da


Doubletree by Hilton otelde düzenlenen kahvalti programina katilan Akdogan, Sivil Toplum Kurulusu (STK) temsilcileriyle bir araya geldi.  Düzenlenen toplantiya Malatya Valisi Süleyman Kamçi, Basbakanlik Basdanismani Taha Özhan, Büyüksehir Belediye Baskani Ahmet Çakir, Ak Parti Malatya Milletvekilleri Cemal Akin, Mustafa Sahin, Öznur Çalik, Bazi vali yardimcilari, kaymakamlar, ilçe belediye baskanlari, daire müdürleri, AK Parti milletvekili adaylari, Kitap Fuari Onur konugu Prof. Dr. Ihsan Süreyya Sirma, muhtarlar ve STK, Sendika ve Oda temsilcileri katildi.


 

DARA DÜSTÜGÜMÜZDE SOLUGU MALATYADA ALDIK

Basbakan Yardimcisi Akdogan, "Ne zaman yogun isler içine düssek, ne zaman sikintili islerle ugrassak, ne zaman bir zorluk olsa hemen solugu Malatya'da aldik. Buranin coskusu, buranin heyecani hepimize moral verdi, bize destek oldu. Hükümete karsi bir e muhtira yayinlandiktan sonra ilk o zamanki basbakanimiz Erdogan ile Malatya'ya gelmistik. Bütün caddeler ve sokaklar insan seli halinde bir mahser yeri gibiydi. Insanlarin o destegini görünce hamd olsun dedik. Millet Hükümetine, iktidarina, milletin adamlarina sahip çikiyor dedik. Hamdolsun Malatya Milletin adamlarina sahip çikiyor. Turgut Özal'a da Recep Tayyip Erdogan'a da sahip çikti. Hep burada moral bulduk. Sizin desteklerinizle milletin emanetine her zaman sahip çikmanin gayreti içerisinde olduk.

 

ÖZAL'DAN SONRA FETRET DEVRI YASANDI

Özal dedik, Özal'dan sonra Tayyip Erdogan'a gelene kadar Türkiye bir fetret dönemi yasadi. 90li yillarin basindan 2002 ya kadar. 10 yil bir fetret dönemi yasadik. O dönemde yeni bir dünya düzeninin kuruldugu yillardi. Demirperde ülkeleri dagilmis, Avrupa yeniden sekillenmis, Sovyetler den sonra yeni bir dünya düzeni kuruluyor, herkes kendisini yeniliyor, yeni bir dünya düzeninde dogru adim atiliyor, beyaz sayfa açiyor, Disarda bunlar olurken Türkiye hep geriye gidiyordu. Koalisyon partileri ülkeyi bir krizler ülkesi haline getirdi.  Erbakan Hoca çikti, Refahyol iktidariyla ülkeyi acaba ayaga kaldirtabilir miyiz diye bir çaba ortaya koydu. Ona da tahammül edemediler ve kisa sürede hükümeti alasagi ettiler. Türkiye için kayip yillari basladi. 28 Subat sürecini hep birlikte yasadik. Herkes her seyini kaybetti. Küresel kriz Türkiye'yi vurmadi. Bizim yöneticilerimizin beceriksizligi yüzünden bunlari yasadik. Bir kitapçik firlatildi Türkiye bir anda Altüst oldu. O yillari hatirliyorsunuz. O süreçte silindir gibi Türkiye'nin üzerinden geçtiler Her bir fert o dönemde sikinti yasadi. O süreçte biz birileri gibi korkup kaçmadik. O insanlar için bütün o cemaatler, dernekler, vakiflar için hayatimiz pahasina sizler, bizler bir mücadelenin parçasi olduk. Onlar 28 Subat surecini, surecin aktörleri mesrulastiracak konusmalar yaparken, bizler bu cemaatler, dernekler, Müslümanlar nasil tutunabilir, nasil ayakta kalabilir, onlari nasil daha fazla mesrulastirabiliriz diye bir mücadelenin içerisinde olduk.

 

KÜRT MESELESINDE ÖNEMLI YOL KATETTIK

Bir de burada dik duranlar oldu. Mücadele verenler oldu. Pes etmeyenler kaçmayanlar oldu. Herkes elinden geleni yapti. O zaman Bin yil dedikleri, Malatya'da çok seyler oldu, Malatya'da o süreçte özel islemler yapildi. Bunlari çok iyi biliyorsunuz. Kürt meselesi, insanlar hayatini kaybediyor. Acaba akan kan dindirilebilir mi. O zaman o sartlar altinda o kadar zor görünüyordu ki, pes etmedik. O sartlarda mücadelemizi sürdürdük. Bu varligimizin bir anlami varsa bu sikintilari çözmek için ugrastik. Bu yolda mücadele ettik. Hep birlikte bu millet için bu mücadeleyi verdik. Bunlarin hepsi 3-5 yil içinde geride kaldi hamdolsun. Kürt meselesinde çok önemli mesafeler alindi. Dedik ki bu Türkiye için bir beka sorunudur. Toplumsal fay hatlari harekete geçmis. Insanlar birbirlerine kem gözlerle bakmaya baslamis. 44 bin insan hayatini kaybetmis. Biz bu kandirmacaya devam edemeyiz. Böyle bir sey olamaz. Yani her yil su kadar sayida insan ölsün, bu sorun devam etsin gitsin diyemeyiz. Kafamizi kuma gömemeyiz. Bizim insanlarimiz hayatini kaybediyor. Gencecik fidanlar topraga düsmesin, analar aglamasin dedik. Ve her konuda çözümden yana adim attik. Kibris meselesinde AB meselesinde, çözüm sürecinde hep çözümden yana tavir takindik. Ve o konuda da hamdolsun bir noktaya gelindi.

 

SESSIZ DEVRIMLER GERÇEKLESTIRDIK

Birçok meselede sessiz devrimler hayata geçirildi. Alevi çalistaylari, azinliklarin, Kürtlerin Ermenilerin, bu toplumun hangi onurlu parçasi varsa bütün bu meseleyi çözelim ki toplumsal restorasyon saglansin. Birlik bütünlük güçlensin. Simdi birileri diyor ya Türkiye bölündü, bölünüyor. Arkadas sen zihninden bölmüssün ve büyümüs sorun derinlesmis. Sirnak'a gidemiyorsun, Van'da siyaset yapamiyorsun. Hakkâri'de bayrak sallayamiyorsun. Digerleri Mugla'ya gidemiyor, Trabzon'a gidemiyor. Böyle bir sey olabilir mi? Bütün buralara biz gittik. Oralarda ayakta kalmanin mücadelesini veriyoruz. Hakkari'ye de hizmet götürüyoruz. Sirnak'a da hizmet götürdük. Insanimizi kucakladik. Paradigmayi degistirdik. Asimilasyon politikalarina son verdik. Devlet artik vatandasini kucakliyor. Hizmet eden yatirin yapan devler, elini uzatan devlet. Âmâ buna karsilik zulmeden, baski yapan, santaj yapan onlar. Devlet demokratiklesti ama örgüt hala ayni oldugunu örgüt. Bugün Kürtlere kim zulmediyor, Kürdün yolunu kim kesiyor, Kürt'ten kim haraç aliyor, Kürt'ün çocugunu kim daga kaldiriyor, kim oy kullanmaya giderken yolunu kesiyor, kim baski yapiyor, tehdit ediyor? Bunlarin çok iyi görülmesi, anlasilmasi gerekiyor.

 

YENI TÜRKIYEYI KURMAK

Bunlarin hepsi AK Parti iktidarlarinda bir araya geldi. Konusulmayan tartisilmayan hiç bir sey kalmadi. Bu çok önemli bir kazanimdir. Bu seçimler bir nevi referandum niteligindedir. Eski Türkiye'ye geri dönmek isteyenlerle Yeni Türkiye'yi kurmak isteyenler arasinda bir referandum olacak. Onlar eski Türkiye'ye dönmek istiyorlar. O koalisyon dönemlerine dönmek istiyorlar. Ama birileri daha önemsiyor. Biz de yeni Türkiye'ye nasil dönmek istiyoruz, kimsenin dislanmadigi, ötekilestirilmedigi Türkiye'ye dönmek istiyoruz. Herkesin insanca yasayabilecek sartlara sahip oldugu, yeni anayasanin yapildigi, toplumsal mutabakatin saglandigi bir Türkiye istiyoruz. Bu seçim bu yüzden önemlidir: Avrupa ülkeleri küçülürken Türkiye büyüyorsa, bunlar güven ve istikrar sayesinde oldu. Güven ve istikrarin sürmesi için, AK Parti iktidarinin sürmesi, Çözüm süreci için de yeni anayasanin yapilmasi için de büyük önem tasiyor. Bu yüzden bu seçimi önemsiyoruz. Birileri de önemsiyor. Onlar da hayat memat meselesi görüyor. Kim bunlar? Darbeci, vesayetçi anlayis. AK Parti tekrar kazanirsa bize yeni Türkiye'de ye yok diyorlar. Evet, size yeni Türkiye'de yer yok. Derin devlet yapilanmalarina yeni Türkiye'de yer yok. Paralel Devlet yapilanmalarina yer yok. KCK'ya, mafya tipi yapilanmalarina yeni Türkiye'de yer yok ve olmayacak. Yeni Türkiye'de sadece Milletin dedigi olacak. Bunu engellemek için her yolu denediler.

 

VIZYONLARI YOK

3'üncü Köprü, 3'üncü Havalimani, sehir hastaneleri gibi hizmetleri yapmak için mücadele gerekti. Hizmet etmek için de mücadele ettik. Demokrasi ile ekonomik istikrarin güçlenmesine de önem verdik. Ak Parti bugün ayaktaysa bu büyük mücadelenin sonucu olmustur. Simdi baska palavralara sarildilar. Nedir o Ben 3 fazlasini veririm, 5 fazlasini veririm. Bu bir siyaset mi? Ortaya bir proje koyuyorlar mi? Yok. Kendileri zaten proje. Vizyon koyuyorlar mi? Yok. Kardesim sen siyasi bir partisin. Senin siyasetin ne, hangi siyaseti öneriyorsun? Ben daha fazlasini veririm. Bu bir siyaset anlayisi degil. Bu bir popülizm, ve bu yaklasim, iste Türkiye'yi IMF'ye nasil köle yapabilirim, bunun anlayisi bunun neticesi yaptiklari saldirilardir. Hepsi bir araya geldi. Gezi Olaylari, Bu Türkiye'ye sen artik çok oluyorsun demektir. Çünkü Türkiye bölgesel güç oldu. Filistin, Gazze meselesinden Lübnan, irak Suriye balkan Kafkaslar Türkiye'den medet umuyor. Pakistan'da, Afganistan'da Sudana Somali'ye ilk Türk insani yardima gider. Bunlar bunu hazmedilmiyorlar. Içerdeki uzantilariyla Ak Partiyi deviremeyenler hepsi toplandi toplumsal isyan çikarmak için her yolu denediler. Olmadi. Ak Partiyi devirmediler. Millet adamlarina sahip çikti. Ak parti içerden de disardan kanamamalidir.  Hep bir araya geldiler. Oyunlari tutmadi. Milletin bir oyu var ya o bütün Oyunlari bozdu. Artik son çare olarak küçük bir parti var ona sarildilar. Artik dediler ki son çare bir tane küçük parti var, onun kuyruguna takildilar. Bir o disarida kalmisti, onu da aldilar içeriye, ser cephesine, statüko bloguna. Simdi ona baraji geçirirsek kurtulduk. Geçiremezsek yandik diyorlar.

 

BU SÜRECI TAYYIP ERDOGAN BASLATTI

Düne kadar bütün bunlara demedigini birakmayan, kapatilmasi için alkis tutan, Kürt meselesinin çözümünde sürekli zorluk çikartan, en ufak bir destek vermeyen, hatta bu sorunu üreten zihniyet onlarla kol kola girdiler. Millet bunu görmüyor mu? Bu anlayislar nasil yan yana gelebilir? Ama seytanla isbirligi yaparlar, ne gerekiyorsa yapiyorlar ama bu seçimde bu yine tutmayacak. Bunlar ayni zihniyet. CHP zihniyetinin güneydoguda HDP ambalaji ile Güneydoguda Kürtlere satmaya çalisiyorlar. Çünkü ayni seyi söylüyorlar. Ben diyor din dersini kaldiracagim, diyaneti kaldiracagim, Ermeni soykirimini taniyacagim. Simdi birileri diyor ki barajin altinda kalirsak söyle olur, böyle olur. Hiçbir sey de olmaz. Süper olur, çok güzel olur. Niye biliyor musunuz? Çünkü AK Parti bu süreci baslattiginda 2005'te, bunlar var miydi? Öyle bir parti var miydi? Bunlarin mecliste bir tane vekilleri mi vardi? Ne baraji geçmislerdi, ne mecliste varlardi. Bu süreci Tayyip Erdogan baslatti, AK Parti baslatti. Bu sürecin sahibi AK Parti hükümetidir. AK Parti olmazsa kim yapacakti bu çözüm sürecini. Çözüm sürecinde hükümet olarak mecliste komisyon kurduk komisyon kurduklarini, ancak CHP'nin komisyona üye vermedi. Simdi diyorlar ya çözüm yeri meclis olsun. Kardesim komisyon kurduk, sen üye vermedin ya. Söyleyecek sözün yok, ne diyecegini bilmiyorsun. Bunlar herhangi bir seyi çözebilir mi? Bu yüzden bu sürecin sahibi AK Parti'dir ve biz bu süreci devam ettiriyoruz. Insallah sonuca da ulasacaktir. 

ÖZGÜRLÜKLERI BIZ GETIRDIK

Hak ve özgürlükleri biz getirdik siz engel oldunuz. Bir de utanmadan konusuyorsunuz. Sanki bütün bunlar sizin varliginizla oluyor. Böyle bir sey yok degerli kardeslerim. Sen hem elimde silah olsun hem siyaset olsun, ben ikisini de ayni anda kullanayim diyorsun, böyle bir demokrasi olmaz. Sen silahlari gömersin, böyle bir örgüt ortada kalmaz, ondan sonra siyaseten yükselirsin. Hem ben siyaseten yükselecegim hem silahli güç olarak yükselecegim, bunun adi da demokrasi olacak. Böyle kandirmaca olmaz. Senin yarin herhangi bir sikintida tehdit etmeyecegin, santaj yapmayacagini kim garanti edebilir? Sonra böyle bir samimiyetsizlik mi var, ben baraji geçersem bu oyunu kabul ederim, geçmesem giderim, sunu yaparim, bunu yaparim. Böyle tehdit ettiler. Türkiye'de iktidar olmus partiler barajin altinda kaldi, daga mi çiktilar, masayi mi tekmelediler? Biz bu oyunu oynamiyoruz mu dediler? Sen demokrasiye inaniyorsan bunlarin hepsini içine sindireceksin. Ve millet karar verecek. Kimin baraji geçip kimin geçmeyecegini. Bunlari çok iyi görmek ve anlamak gerekiyor" dedi.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber