• DOLAR
    5,7449
    %-0,08
  • EURO
    6,3531
    %0,19
  • ALTIN
    270,97
    %-0,34
  • BIST
    105.380
    %1,54
Cemal Karabaş
Cemal  Karabaş
cemal.karabas@malatyasonsoz.com.tr
BAKIM AYLIĞI
  • 1
  • 703
  • 11 Eylül 2019 Çarşamba
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Elini vicdanına koyan herkes,  sosyal devlet konusunda sosyal demokratların söylediklerini, AKP iktidarının söylemeden gerçekleştirdiğini bilir, söyler. Bunlardan biri de   “ bakıma muhtaç engellilerin tespit ve bakımı “ ile ilgilidir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı eliyle gerçekleştirilen bu hizmetlerin bir kısmı  “ evde bakım” şeklindedir ki, bu uygulama hizmete son derece insancıl değer katmıştır. Bakıma muhtaç yaşlı ve engellilerimizin, yer bulabilmişse huzur evlerinde, bulamamışlarsa sokakta yaşadığı günümüzde Devlet, tespit ettiği engellilere “bakım aylığı”  karşılığında “ evde bakım” hizmeti veriyor. Varlıklı ailelerin dahi saray gibi evlerinde bakıma muhtaç yaşlı ve engellilerine yer bulamayıp (!)  huzur evlerine ya da bakım evlerine terk edip unuttukları acı bir gerçektir.  Bunun sebebine gelince çok da araştırmaya gerek yok.  Bizler geleneklerimizi unuttuk. Büyük kalabalık evlerimiz “nohut oda bakla sofa” oldu. Küçük evlerde burnumuzun ucunu göremeyecek hale geldik. Engin tecrübe sahibi büyüklerimizin sözlerine kulak vermiyoruz.  Büyüklere saygı kalmadı. Evlerimizde bereket kalmadı!  Engellilerimizi insan yerine koymuyoruz. Onlarla alay ediyoruz.  Bir gün kendimizin de yaşlanarak, sakatlanarak bakıma muhtaç hale geleceğimizi düşünmüyoruz. Sosyal Devlet, bu ayıbımızı telafi etmek üzere bakıma muhtaç yaşlı, engelli insanlarımızın evlerinde insani şartlarda yaşamaları için maddi destek veriyor.  Bu destek,  1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanarak çıkarılan   “Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin  bir yönetmelik” uyarınca  yapılıyor.  Uygulamayı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yapıyor, denetliyor.  Evde bakım hizmeti, kendileri de dar gelirli olan engelliye akraba ya da yabancı “bakıcı”lar tarafından yapılıyor.  Değme sosyal hizmet uzmanlarına taş çıkaracak yetenekteki  bu “ alaylı” uzmanların bir çoğu aldıkları bu küçük  bakım aylığı  karşılığında; Ücret yeterli mi? Bence değil…  Konuya ilişkin mevzuat ve uygulama bir çok yerde aksıyor. Mevzuatı incelediğinizde yönetmeliğin maddelerin sık sık değiştirildiğini, fıkralar eklendiğini görüyoruz.

Bakım ücreti karşılığında bakıcıdan şu hizmetleri yapması isteniyor:

Kişisel bakım olarak;

1) Banyo yaptırılması,

2) Tuvalet ihtiyacını gidermede yardım edilmesi ve gerektiğinde temizliğinin yapılması,

3) Tırnaklarının kesilmesi,

4) Saçlarının taranması,

5) Dişlerinin temizlenmesi,

6) Yemek ve içecek ihtiyacının giderilmesi,

7) El, yüz ve ayak temizliği,

8) Sakal tıraşının yapılması,

9) İstenmeyen tüylerin temizlenmesi,

10) Elbiselerinin giydirilmesi ve çıkarılması,

11) Burun ve kulak temizliğinin yapılması,

12) Yatağının temizlenmesi ve düzeltilmesi,

13) Odasının temizlenmesi,

14) Çamaşırlarının yıkanması,

 Gene Kurum tarafından verilen ;

1) Bakıma muhtaç özürlü ailesinin, özürlüyü ve özür durumunu kabullenmesine, bilgilendirilmesine yönelik kişisel veya grup çalışması yöntemiyle verilecek hizmetleri,

2) Bakıma muhtaç özürlünün özrünü, mevcut durumunu ve yerleştirildiği ortamı kabullenmesine, bilgilenmesine ve gelişim alanlarında desteklenmesine yönelik kişisel ve grup çalışması yöntemiyle verilecek hizmetleri,

3) Özürlü ve ailesinin sosyal hakları ve mevcut kaynakların kullanılmasına yönelik kişisel ve grup çalışması yöntemiyle verilecek hizmetleri,

4) Özürlünün bağımsız yaşama, sosyal hayata uyumuna ve katılımına yönelik sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler ile düzenlenecek bu tür etkinliklere katılabilmesi için refakat hizmetleri,

5) Özürlünün terk edilme, reddedilme, özür durumunu kabullenememe, ümitsizlik, intihar etme, yalnızlık, sevgisizlik ve benzeri olumsuz duygulardan kurtarılmasına ve depresyon, stres ve benzeri durumların yaşanmasının engellenmesine yönelik kişisel veya grup çalışması yöntemiyle verilecek hizmetleri vermek gibi psiko sosyal hizmetleri içeriyor.

 

Bugün bakım aylığı alma konusu yönetmelikte tarif ediliyor. Ancak tanımlardaki belirsizlik, bakıma muhtaç insanlarımızı mağdur etmeye yatkın görülüyor.

Bunun haklı bir gerekçesi de yok. Bazı rakamların arkasına saklanılarak  “ mevzuat böyle, ne yapalım” denilmeye çalışılıyor!

Mevzuatın yol açtığı mağduriyeti daha iyi anlamak için  uygulamayı somut bir olayda izledik:

Aylık geliri toplam 2012 TL  olan bakıcı ve eşi ayrı  bir dairede, babalarından kalan  aylık geliri toplam  1652 TL olan bakıma muhtaç iki engelli  700 TL.ye kiraladıkları yan dairede yaşıyor.

Bu engellilerden biri bir zaman sonra vefat edince bakım aylığı 1’e düşüyor. (Bakıcı her iki engelliye baktığından iki bakım aylığı alıyordu)

Tam bu sırada bütün hışmıyla mevzuat devreye girerek bakıcıya ödenen bakım parasının tamamen kesilmesi gerektiğini ileri sürüyor.

Gerekçesi de şu: Engelliye bakan kişinin evde bakım maaşı alabilmesi için hanede kişi başına düşer gelir miktarının asgari ücretin üçte ikisinden az olması (1.219,35 TL)  gerekiyor.

Mevzuattaki  “hane”ler (bakıcının dairesi, bakılanın dairesi) uygulayıcılar tarafından aynı 1 hane olarak görülüyor .

Buna göre yapılan hesapta  ;

2012 TL (bakıcı ve eşinin ortak geliri) + 1652 TL ( yan dairede oturan bakılanın geliri) = 3664 TL  ( “hane”nin toplam geliri)

Toplam gelirin  2/3’si =  1221 TL .

Asgari ücretin  2/3 ‘si ise  1219 TL dir.

Buna göre, 1221-1219= 2 TL aylık toplam gelir belirlenen rakamdan 2 lira fazla olduğundan bakım aylığı kesilecek!

2 lira  fazla diye bakıcı mağdur edilecek!  Bakıma muhtaç mağdur edilecek!

Durumu değerli hemşerimiz Sayın Bülent Tüfekçi’ye ilettim. Sağ olsun ilgilendi. Konuyu Çalışma Bakanı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ileteceğini söyledi.  Sosyal devletliğimizle övünüyorsak , devletimiz  mağduruna ,engellisine hemen sahip çıkıp yanlışlığı düzeltmeli!

Aksi halde halk kendi dilince iktidara “ hayrı hıyar etmeyin” diyecektir.

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. Uzun sözün kısası ,özetle şu:

    2 kişilik bakıcı ailesi + bakılanın aylık toplam geliri 3’e bölünüyor. Adam başı gelir 1219 lira değil de 1220 lira olunca, bakıcının aylığı kesiliyor!

    Bu nasıl mantıktır?
    Bakıcı ihtiyaç sahibi,bakılan ihtiyaç sahibi

    Adam başı gelir 1.220 lira diye insanlar mağdur edilir mi?

    Sosyal Devlet asla bu uygulamaya izin vermez. Mağdurlar adına ihbar ediyorum.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber