• DOLAR
    5,8725
    % 0,01
  • EURO
    6,7908
    % -0,98
  • ALTIN
    229,8704
    % -0,52
  • BIST
    96.657,42
    % 2,02

Bakan Pakdemirli: “Heybemiz Dolu Geldik”

Malatya’da bazı açılış ve toplantılara katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Malatya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Burada borsa üyeleri ve yönetimi ile bir toplantı yapan Bakan Pakdemirli, dünya nüfusunun 9 milyara, şehirleşme oranının ise yüzde 70’lere çıkacağını ifade ederek, “Bugün ürettiğimiz ürünün yüzde 50 daha fazlasını 2050 yılı itibariyle üretmemiz gerekiyor. Bu sadece dünyanın problemi mi? Tabii ki hayır, bu aynı zamanda Türkiye’nin de, Malatya’nın da problemidir” şeklinde konuştu

Bakan Pakdemirli: “Heybemiz Dolu Geldik”

Malatya’ya 2 günlük ziyarette bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ‘heybemiz dolu geldik’ diyerek birçok müjdeyi açıkladı. Kayısı’dan Hayvancılığa, tarımdan, Sulamaya, Kükürt cezalarına kadar birçok müjdeyi veren Bakan Pakdemirli bölgelerde yaşanan sorunlara ilişkin ise, “20-25 havza ile Türkiye yönetilebilir. Bu düzen bize ne getirecek. Çok daha etkili olacak, çok daha lokal ve yerel problemlere hızlı bir şekilde çözebilecek tam yetkili, tam donanımlı bir arkadaşımız burada olacak. Sorunları çözmek için Ankara’ya kadar gelmenize gerek kalmayacak. Merkezi otorite yetkilerinin önemli bir kısmını buradaki arkadaşlara devretmiş olacağız” dedi

Malatya Ticaret Borsasını ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2 günlük Malatya ziyaretinin çalışmalarını özetleyerek Malatya’nın sorunlarıyla ilgili ödev listesini oluşturduğunu belirtti. MTB’deki programa Bakan Pakdemirli ile birlikte Vali Ali Kaban, Bakan yardımcıları ve Müsteşarlar, Ak Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Büyükşehir Belediye Başkanı, Ak Parti İl Başkanı İhsan Koca, Kurum ve Kuruluşları Müdürleri, STK’lar katıldı. Malatya’ya heybemiz dolu geldik diyen Bakan Pakdemirli, birçok müjdeyi de burada açıkladı. Pakdemirli verdiği müjdelerde, “Hayvancılık ve Organize Sanayi, Sera Organize Sanayi bunları da Yazıhan İlçemizde müjdesini verdik. Kayısı inanılmaz bir derya, aynı zeytin gibi, aynı kültürle yaklaşmamız gerekir. Kayısıdan 25-30 ürün üretilmiş, ben bakanlık için 50 kilo kayısı çekirdeğin yapılmış kahve istedim, bu konuda Malatya’nın elçisi oldum. Hep demiştik 30 havza ile Türkiye yönetilebilir diyorduk, Bu düzen bize ne getirecek. Çok daha etkili olacak, çok daha lokal ve yerel problemlere hızlı bir şekilde çözebilecek tam yetkili, tam donanımlı bir arkadaşımız burada olacak. Kükürt konusunda cezaları minimum seviye indirmeye çalışacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsüne ARGE çalışmaları için 1 milyon lira destek sağlayacağız. Yabancı menşeli etlerin kesimi ile alakalı 26 lira olan fiyatımız 28 lira yaptık. Eskiden 28 lira olan yerli etlerin kesimini de bugün itibari ile 29 lira yaptık” dedi.

 “KAYISI KONUSUNDA HEMEN KARAR ALABİLİYORUZ”

Bakanlıklar arasında koordinasyonun arttığını belirten Pakdemirli şunları dile getirdi, “Yeni bir sisteme geçtik Haziran ayı itibari ile etkileri henüz hissedilmemekle beraber 16 yıldır iktidarda olan bir parti var, arkasında da durmuş bir millet var. Bu milletin de beklentisi yeni sistemde ben destek oldum, daha fazla hizmet bekliyorum diyor ve haklıdır da, daha fazla hizmeti millete götürmemiz gerekiyor. Buradan bakanlıkların sayısı indirildi, evet yükümüz arttırıldı ama bakanlıklar arasında da koordinasyon arttı. Her hangi bir konuda, bir Ayçiçek veya Kayısı konusunda hemen karar alabiliyoruz. Burada koordinasyonun artmış olması ve özellikle kabinenin de donanımlı kişilerden oluşması, bize son derece daha hızlı hareket eden bir kabine, daha çok hizmet eden bakanlar kabinesi haline geldi. Şimdi halkla daha iç içe olmamız lazım, olabildiğince il ziyaretlerini çok önemsiyorum. Bu il ziyaretlerini de yaparken de ilin problemlerini anlama noktasında bakan yardımcılarım ve bürokrat arkadaşlarımızla beraberiz. Ama daha evvelden buraya gelip bölgenin, yörenin, insanların sorunlarını dinleyen bürokrat arkadaşlarımızdan sorunlarınızı aldık, ilk gün de bu sorunları liste halinde yaptığımız istişare toplantısında da bu sorunları dinlemiş olduk. Sizlere bu dönemde daha yakın olmamız gerekiyor.”

HAVZA BAZLI YÖNETİME GEÇİŞ

Türkiye’yi bölgesel olarak 20-25 havza ile yönetilebileceğini belirten Pakdemirli, “Önümüzde aylarda havza bazlı yönetime geçmiş olacağız. Hep demiştik 30 havza ile Türkiye yönetilebilir diyorduk, havzaların adedi belli olmamakla beraber tahminen 20-25 havzalarla ve muhtemelen de DSİ’nin su havzalarını da kapsayacak şekilde çok yakında eski bir düzen olacak. Eski düzen üzerine, hem DSİ’nin hem Tarımın, hem de Ormanın bağlı olduğu ilgili koordinasyonun bölgedeki havza başkanımız tarafından yapılacağı bir düzene gideceğiz. Bu düzen bize ne getirecek. Çok daha etkili olacak, çok daha lokal ve yerel problemlere hızlı bir şekilde çözebilecek tam yetkili, tam donanımlı bir arkadaşımız burada olacak. Bir sıkıntınız olduğu zaman Ankara’ya kadar gelmenize gerek kalmayacak, çünkü merkezi otorite yetkilerinin önemli bir kısmını buradaki arkadaşlara devretmiş olacağız. Buradaki arkadaşlara yetkiyi devrederken, sorumluluk da tabiki onların sırtında olacak. Biz de onları merkezden sorguluyor olacağız” şeklinde konuştu.

“YAZIHAN’A 2 ORGANİZE SANAYİ SÖZÜ”

Yazıhan’a 2 organize sanayi sözü veren Bakan Pakdemirli şu ifadeleri kullandı, “Köylü Bakanı olunca heybeyi doldurmadan gelmek olmuyor. Heybemizi doldurduk da geldik. Hayvancılık ve Organize Sanayi, Sera Organize Sanayi bunları da Yazıhan İlçemizde müjdesini verdik. Sulama ile ilgili konularda hem il başkanımıza, hem değerli milletvekillerimize destek olacağımıza dair taahhütlerimizi yerine getirmek noktasında sözümüzü verdik. Belediye Başkanlarımızın bizden bazı istekleri var, onlarla ilgili de olumlu taraflarından nasıl adım atarız diye olumlu bir bakış açısıyla bakıyoruz.”

“KAYISI İNANILMAZ BİR DERYA, AYNI ZEYTİN GİBİ”

Kayısının inanılmaz bir derya olduğunu vurgulayan Pakdemirli, zeytin gibi aynı kültürle yaklaşmak gerektiğine dikkat çekerek, “Ben Egeliyim ve o yörenin topraklarında doğmuş ve hala da çiftçilik yapan bir ailenin evladıyım. Ben diyorum ki zeytin farklı bakmamız lazım, bir kültürdür. Hakikaten de Ege de bakılıyor ama tüm Türkiye çapında yaygınlaştıramadık, bunun da şikâyetini zaman zaman Ege’de gittiğim toplantılarda söylüyorum. Ama buraya geldiğimde, kuru meyve ihracı yaptım ama Kayısı ihracatı yapmadım, burada ki problemlerin genel anlamıyla, kalıntılarını, ihracatçının beklentisini bilen bir insanım. İzmirliler ile Malatyalılar iyi anlaşırlar, çünkü Malatyalıların kayısının çoğunu İzmirliler ihraç ediyordu yakın zamana kadar ve yavaş yavaş sizler bu işi ele aldınız. Ama bu iki günlük süreçte gördüm mü Kayısı da daha çok gidilecek yolumuz var, gidilecek yerimiz var. Kayısı inanılmaz bir derya, aynı zeytin gibi, aynı kültürle yaklaşmamız gerekir. Rabbim böyle bir ürün vermiş, aynı üründe 25-30 ürün elde edebilirsiniz. Ben geldiğim kayısının kahvesini içtim. Kayısı Araştırma Enstitüsünde kayısı çekirdeğin yapılmış kahve ikram ettiler ve aynı böyle Melengiç kahvesine benziyor ama ondan çok daha güzel. Dedim ki bize bakanlığa 50 kilo gönderin, bakanlıkta ben ikram edeyim. Yani sizlerin elçisi olmayı kabul ettim” sözlerine yer verdi.

“GLOBAL BİR MARKA OLUŞTURALIM”

Türkiye’de gıda alanında global bir marka oluşturmak istediklerini ifade eden Pakdemirli şu hususların altını çizdi, “Tabiki kayısı ve bunun gibi Zeytinimiz, Fındığımız Türkiye’de üretilen ve fiyat önerisi biz olduğumuz prestijli ürünleri nasıl daha iyi yapabiliriz diye çalışıyoruz. Valimiz de yolda gelirken dedi, bunun bir borsası olursa iyi olur dedi. Yani fikri olarak mantıklı bakmamız lazım, bunları nasıl yapabiliriz, nasıl dağıtabiliriz? Çünkü üretim bizde, satış bizde, her şey bizde, 2-3 dolara satıp, ondan sonra yabancının 20-30 dolara satmasını izliyoruz. Benim global bir marka özlemim var. Nasıl ki Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Türkcell ve bunların hepsi global ve halka mal olmuş, Türkiye’ye mal olmuş, bunlar hep gurur duyduğumuz şeyler. Bizim çok iyi yaptığımız işler var, gıdada da bizim çok iyi bir markamız olması lazım. Tabi gıda da markalaşma demek, birkaç yüz milyon para harcamak demektir. Bunu da ekonomik koşullarda iş adamlarımızdan beklemek belki çok doğru değil. O zaman biz Tarım Bakanlığı olarak, genel bir şemsiye, global bir marka oluşturalım istiyorum ben. Ama bunun içerisine çok iyi, kaliteli ürünleri girmesi lazım. Çok iyi kalite kurumuzun girmesi lazım, fındığın girmesi lazım, çok iyi kalite zeytinyağının girmesi lazım! Bunlarla ilgili çok üst düzey standartlar koyabilirsek, en azından ürünlerimizin yüzde 10’unu böyle katma değerli olarak yurt dışına satma imkânımız olursa tahmin ediyorum, bir bu kadar daha ihracat katkısı Türkiye’ye olacaktır diye düşünüyorum.  Kayısıya dönük bir talep daha vardı, Torak Mahsulleri Ofislerinin dükkânlarında kayısı satmak istiyorlar, satılsın. Yarından itibaren artık satılmaya başlanır.”

“CEZALARI MİNİMUMA İNDİRECEĞİZ”

Kükürt cezalarına da değinen Pakdemirli, “Daha önceden yaptığım bir toplantıda Tarsim ile ilgili bazı aksaklıkları gördüm. Bununla ilgili tekrar çalışmamız lazım. Tarsim’de yeniden bazı şeyleri yapılandırmamız gerekiyorsa, bunları inşallah Ankara’ya döner dönmez ödev olarak aldık. Kükürt cezaları konusunda da, Yani Malatya’ya geldik ama arkadaşlar çok rahat vermediler, biraz hamama soktular, kükürt konusundaki cezalarda da yasal mevzuat bize en düşük neyi getirebiliyorsa oraya kadar götürmeyi söz veriyoruz. Buradaki cezaları minimuma indireceğiz. Bu madem bir ihraç ürünü, Avrupa ve Batı bunu nasıl üretiyorsa, biz de öyle üretmenin yollarını arayacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsünde bir ziyaretimiz oldu. Orada bu kükürtlemeyi homojen haline getirmenin ve belli PPM seviyelerinin altında yapmanın yollarının olduğunu gördük. Bu son derece sevindirici! Ya bunu ihracatçı iş adamlarımız bir entegre tesis olarak alıp, kayısı yaştan kuruya, paketlemeye kadar gidecekler veya bu yaşı kurutmanın yollarını bulacağız. Bunun için bir ARGE desteği bizden istediler, konu bakan yardımcım Hadi beye de 1 Milyon lira gibi bir destek bulacak” ifadesine yer verdi.

YABANCI 28, YERLİ 29’A ÇIKARILDI

Yabancı ve yerli et kesim fiyatlarına değinen Bakan, “Karkas Et ile ilgili de bir açıklamamız oldu, onunla ilgili de Damızlık Düve tesisini gezdik ve onun akabinde de yabancı menşeli etlerin kesimi ile alakalı 26 lira olan fiyatımız 28 lira yaptık. Eskiden 28 lira olan yerli etlerin kesimini de bugün itibari ile 29 lira yaptık, bu da et üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun. Bölgemizde buğday, arpa da ekiliyor, bu anlamda her gittiğim yerde söylüyorum senelerdir 5 kuruş olan gram desteğini de 10 kuruşa çıkardık. Buğdayın girdiği olarak da gübrede yüzde 15 indirim aldık” dedi.

M. ALİ GÜNAYDIN

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber