• DOLAR
    7,2714
  • EURO
    8,6234
  • ALTIN
    482,45
  • BIST
    1,1831
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
ARTAN İNTİHAR VAKALARI
  • 1
  • 1535
  • 24 Kasım 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

İntihar olgusu tarihin ilk zamanlarına kadar uzanan, hakkında çok şey söylenen ancak önlenmesi mümkün olmayan; kimi zaman sayıca azalan kimi zaman da artan bir hadise. İntihar eden bir yakınınız ya da çevrenizde intihar eden bir yakını olan tanıdığınız olabilir. Genelde intihar eden insanların yaşı çok ileri olmaz. Ötenazi gibi Avrupa’da yaygın olan ancak ülkemizde yasal olmayan uygulamaları katmazsak genel manada intiharı yaşlı olmayan insanlar  tercih ediyor. Yaşı 60’ın altında olan insanlar daha fazla intihar ediyor. Ve intihar etmek için çok farklı yollar deneniyor. Son zamanlarda siyanür tercih ediliyor olsa da iple asılma, ilaç alma, zehir içme, yüksek yerden atlama, tabanca ile kendini vurma en çok tercih edilen intihar çeşitleri. Kendisini yakarak intihar eden pek fazla kişiye rastlamak mümkün değildir. Çünkü intihar ederken bile aslında daha az acı çekmenin yollarını arar insanoğlu. Bu insanın özünde olan bir şeydir. Peki, neden canına bu kadar düşkün, eline iğne bile batsa sızlanan insan, intihar gibi kendi hayatına son verme yolunu tercih eder? Bu çok ciddi bir karardır. Çünkü kendi hayatına son veren insan artık dünya ile ilişkisini kesip, inanıyorsa öteki dünyaya gideceğine şayet inançsızsa yok olacağına karar verir. Bu kararı vermek çok zor, uzun ve ciddi bir süreçtir. Bir insanın intihar etmesini sadece maddiyata bağlamak kesinlikle mümkün değildir. Çünkü insan maddi sıkıntılar çekerken de yaşamak için türlü bahanelerden tat alır. Eğer insan, hayatını tamamen sonlandırma kararı aldıysa , kendini öldürmeye karar verdiyse, bunu çok uzun bir süreçten sonra almıştır.Hem manen hem de maddeten bu sürece adapte olmak kolay değildir. Çıkış yolları aramış ancak buna ulaşamamış yahut içe kapanıp kendisini soyutlamıştır. Maddi sıkıntıları bunu tetiklemiş, manevi boşluk ise tamamen kayıp gitmesine neden olmuştur. Her inançsız intihar eder algısı elbette yanlıştır. Çünkü inancı olmayan bir insan için zaten tek yaşam alanı dünyadır .Ve onun için ötesi yoktur. Bu yüzden dünyaya daha bağlıdır. Ancak bu bağlılık belli bir doyumdan sonra mental bir yorgunluğa dönüşüyor ve kişiyi içinden çıkamayacağı bir buhrana sürüklüyor. Materyalist düşünce ile içinden çıkamadığı halini, maneviyatı yok sayarak zaten katı bir önyargı ile tetikleyince intihara elbette sürüklenebilir. Bu varsayım neden bir takım çevreler tarafından rahatsız edici bulunuyor ? Biz inançsız olan insan intihar eder demiyoruz. Can alıcı nokta şu ki inançsızlıkta kişiyi intihara sürükleyebiliyor. İnanç, kişiyi bir çok noktada hayata karşı güçlü tutuyor. Haksızlığa uğradığında hak alacağı bir zamanın olduğunu bilip yıkılmıyor, başına gelen musibetlerin imtihan olduğunun bilincinde oluyor, maddi sıkıntılarında, yoksulluğunda aslında bu dünyada pek kıymetli olmadığını anlıyor ve kişinin intihara bakış açısı elbette ki değişiyor. “İnançlı insanlar intihar etmiyor mu hiç?” diyebilirsiniz. Eden vardır muhakkak. İnançlı insanlar da intihar edebilir. Ancak kişi bu eylemi gerçekleştirirken inancının ona yasakladığı, “SAKIN YAPMA” dediği bir şeyi yapıyor. Zaten İslam alimleri intihar edenin dinden çıktığını söylemiyor. Sadece günaha girdiğini, elbette ki hakkındaki son hükmü verenin Allah-u Teâlâ olduğunu söylüyorlar. Zaten intihar eden yakınına dualar edip onun adına iyilikler yapanın muradı da Rabbimizin onu bağışlamasıdır.

İntiharı  engellemek siyanür satışına getirilecek sınırlamalar ile olmaz, bunu kesinlikle bilelim. İnsanların maddi ve manevi olarak yardıma ihtiyaçları olduğunu biliyor muyuz? Belki aç yatan komşumuz var, borç içinde kıvranan ya da içinden çıkamadığı manevi sıkıntıları olan yakınlarımız… Bireyciliğin yükseldiği bu seküler çağda ihmal ettiğimiz insanlık biraz olsun sebebi değil mi bu vakaların? İnsanlar kayıp giderken onların elini tutmayan, hâlâ ceviz içini doldurmayacak mevzuları tartışanların, onların kalplerini yoklamayan insanların yapması gereken bir şey yok mu? Çevremizde olan insanların sık sık kalplerini yoklayalım. Kayıp gitmelerine müsaade etmeyelim.

Ve bir önemli nokta da şu: İntihar etmiş yakını olan insanlara dışlayıcı bir tavır takınmak, onların yakınlarının cehenneme gittiğini îmâ etmek kimsenin haddine değildir. Bu şekilde geri kalan insanları üzmeye kimsenin hakkı yoktur. Biz hüküm makamı değiliz. Bizim yapmamız gereken intihara karar vermek üzere olan bir insana engel olmaktır. Bunu başaramadıysak, şayet intihar eden kişi inanç sahibi değilse insani olarak ne gerekiyorsa onu yapmalı, gerekli vasiyetlerini yerine getirmeli, yakınlarına teselli vermeliyiz. Şayet inançlı bir insan ise onu Müslüman gibi defnetmeli, duasını okuyup kabre koyup son görevimizi yapmalıyız. Kimseyi kınamayın. Allah kimseyi bu ağır kararı verecek buhrana sürüklemesin.

Selam ve Dua ile…

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber