• DOLAR
    5,7758
    %-0,86
  • EURO
    6,4401
    %-0,74
  • ALTIN
    276,59
    %-1,02
  • BIST
    98.403
    %3,69
Psikolog Hasan DOĞAN
Psikolog Hasan  DOĞAN
hasandogan@malatyasonsoz.com.tr
AKRAN ZORBALIĞI ÇOCUKLARDA TRAVMA YARATIYOR
  • 0
  • 723
  • 22 Nisan 2018 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

 

Akran zorbalığında çocuğa zamanında yardım edilmelidir ve zaman kaybetmeden alanında uzman ilr görüşülmesi gerekmektedir. Peki nedir bu akran zorbalığı? Çocuklar arasında yaşanan akran zorbalığı, maruz kalan çocukta ağır travmalara yol açabiliyor. İçe kapanma ve özgüven kaybı yaşayan çocuğun akademik başarısında gerileme yaşanabiliyor. Arkadaşları tarafından dışlanan, dövülen ya da lakaplar takılan çocuk bu durumu “ispiyoncu” damgası da yememek için saklıyorAkran zorbalığında bireysel çaba yeterli gelmemektedir yani ne aile nede okuldaki öğretmeninin tek başına çabaları akran zorbalığına yeterli gelmemektedir. Aile, öğretmenler ve okul birlikte hareket etmeli ve zor durumdaki çocuğa yardım eli uzatılmalıdır.

OLUMSUZ KENDİLİK ALGISI OLUŞUYOR

Okullarda maalesef çok sık rastlanan durumlardan bir tanesidir. Akran zorbalığında aile, öğretmen ve okul yönetimlerine önemli görevler düşmektedir. “Bu sorun sadece bizlerin bireysel olarak çözebileceği bir mesele değildir. Böyle bir durum yaşandığında okul yönetimi, öğretmen ve ailenin birlikte konuyu çözümlemesi gerekmektedir. Akranları tarafından dışlanan, dövülen ya da lakaplar takılan çocuk, içine kapanmaya başlıyor ve dışlandığı için de kendisiyle ilgili olumsuz bir kendilik algısı oluşuyor. Çocuklar, kendileriyle ilgili becerilerini fark ettikleri, kendiliklerini oluşturdukları bir yaş döneminde dışarıdan böyle bir dışlanma ve tepki aldıklarında ne oluyor?

GÖSTERDİĞİ UYARI SİNYALLERİ ALINMALI VE ALARMA GEÇİLMELİ

Olumsuz bir şekilde ben zaten başarısızım, arkadaşlarım brnimle oynamak istemiyor, ben hiçbir şeye yaramam, ben zaten beceriksizim diyerek içine kapanma ve özgüven yeterlilikleri de düşmeye başlıyor. Bu durumda ne oluyor? Okulda akademik sorunlar, akademik başarıda düşme, akrabalarından iyece kopma vbg durumlar yaşanabilir. Mutsuzluk, içe kapanma olabilir. Normalde keyif aldığı aktiviteleri yapmakla ilgili sıkıntıları olabilir. Aile ortamında çok fazla öfkelenebilir ve çatışmalar yaşayabilir. Hırsını ve öfkesini oyuncaklarını kırarak veya fırlatarak göstermeye çalışabilir. Çünkü yaşadıklarıyla ilgili olarak dışarıya yansıtma ihtimali olabilir. Böyle durumlarda biraz daha gözlem yapmalı, çocuğun sinyallerini anlamalı ve alarm durumuna geçmeli, çocuğumuzla mutlaka iletişime geçmemiz lazım. Çünkü bu çocukların maalesef yapabilecekleri herşey ellerinden alınmış ve bütün çözüm yolları kapatılmış durumdadır.

ÇOCUK KÖŞEYE SIKIŞMIŞ GİBİ HİSSEDİYOR

Akran zorbalıgına maruz kalan çocuk kendini çok çaresiz hissetmeye başlar. Çocuk geçirdiği travmatik olayı ailesine söylerse tehdit edilme ihtimali var, tehdit ediledebileceğini bildiği için ya da ana kuzusu gibi lakaplar takılma ihtimaline binaen çocuk susmayı seçer.Aileye söyleme ya da yardım arama ihtimalini, mobbing uygulayan kişiler (arkadaşları) ellerinden alıyorlar. Çocuk okuldan destek isterse de ispiyoncu oluyor. Kendi başlarına bu sorunu çözmeye çalışıyorlar ama sorunu çözmeleri çok güç. Akran zorbalığına uğrayan çocuklar kendileri başa çıkmakta çok zorluk yaşıyorlar. Bunun sonu kimi durumlarda intihara kadar gidebiliyor. Bu nedenle çok ciddi olarak ele alınması gereken bir konu diye düşünüyorum.  Bence bizim birincil amacımız mobbinge uğrayan çocukların topluma kazandırılmaları ya da kendilerini daha uygun ifade edebilecekleri ortamlara alınmaları ve onları korumaya yönelik çalışmaların yapılmasıdır. Çocuklar bu konuyu dillendirmiyorlar, ailelerin onlarla iletişiminin kuvvetli olması lazımdır. Çocuklarımızın gelişimini sürekli olarak takip etmeliyiz. Olağandışı bir durum ile karşılaştığımızda hemen uzmandan destek almalıyız. Bunun için çok geç kalmamalıyız. Akran zorbalığının çocuğun kişiliğiyle yada herhangi bir davranışıyla alakası bulunmamaktadır. Çocuğun bilerek isteyerek yaptığı kötü bir şey yoktur. Çocuk aslında bu duruma karşı koyabilecek gücü kendisinde bulamamaktadır. Bu yüzden dolayı unutmayalım ki:

HER ÇOCUK AKRAN ZORBALIĞINA MARUZ KALABİLİR

Akran zorbalığına maruz kalan çocuğun psikolojik destek alması sağlanmalıdır ve bu sayede kendini ifade etme becerisinin geliştirilmesine destek olunmalıdır .Çocuğun İletişim becerileri, özgüvenini arttırmak için sosyalleşebileceği ortamlara, aktivitelere yönlendirmek anlamlıdır. Ancak bu yönlendirme çocuğa sen yanlış bir davranışta bulunuyorsun, hatalar eksikler yapıyorsun alt mesajı taşıyabilmektedir. Aileler bu konuda temkinli hareket etmelidirler. Çocuğun dışardan psikolojik bir destek alması anlamlı olur. Çünkü o psikologla iletişime geçerek sorun çözme becerileri geliştirilebilir. Kendisini ve duygularını ifade etme becerileri geliştirilebilir. Bütün bunları bire bir çalışarak yapabilir. Aile içi iletişim artırılabilir. Toplum olarak en büyük eksikliklerimizden bir tanesinin duygularımızı ifade etmekteki beceri eksikliğimizdir. Maalesef toplum olarak çok fazla duygularımızı ifade etmiyoruz. Genellikle karşı tarafın anlamasını bekliyoruz. Kendimiz söylersek de bize değerli gelmiyor. Bu aslında çocukluk döneminde kazandırılması gereken bir beceri. Eğer bir çocuk kendisinin ne hissettiğini, ne düşündüğünü neye ihtiyacı olduğunu açık bir şekilde ifade edebileceği bir aile ortamına sahipse çok şanslı oluyor. Anne ve babası tarafından yönlendirilebiliyorsa teşvik edilebiliyorsa ve anne baba bu konuda rol model oluyorsa çocuğun hayatında her şey yolunda gidecektir.

“SANA VURANA SEN DE VUR” DEMEK SON DERECE YANLIŞ

Olayların geçmişte yaşanmasına rağmen çocuğun ya da gencin hala eski yaşadıklarının etkisindeyse mutlaka psikolojik destek alması gerekmektedir. Buradaki stratejimiz sana vurana sen de vur kesinlikle olmamalı. Bu durumda bizde çocuğun özgüvenini zedelemiş oluyoruz ve sen bir şey yapamadın demiş oluyoruz. Çözüm kesinlikle bu değildir. Çözüm hep birlikte hareket ediyor olmak ve bunun çok ciddi bir konu olduğunun farkında olmaktır. Akran zorbalığına uğrayan çocukların ya da gençlerin özgüvenlerinin yeniden kazandırılması için de bazı tavsiyeler verecek olursam: Olumsuz davranışları değil, olumlu davranışları üzerinden yaklaşılmalı. Yani olumlu bir şey yaptığı zaman bunun geri bildirimini veriyor olmanız lazım. Bu, çocuğun özgüvenini artırmaya yardımcı olacaktır.  Başarılı olabileceği birçok aktivite denenmeli, bu aktivitelerden başarılı olabildiklerine yöneltilmeli ve motive edilmelidir. Çocuğun birşeyler başarıyor olması lazım ki kendine güveni oluşsun.

ZORBALIĞI KENDİNE GÜVENSİZ KİŞİLER UYGULUYOR

Mobbing ya da akran zorbalığı uygulayan kişilerin daha baskın ya da daha güçlü olduğu zannedilir diye yanlış bir kanı vardır. Aksine kişi kendini güçlü gördüğünde ya da özgüveni yüksekse bu tarz davranışlarda bulunmaz. Ama kişinin özgüveniyle ilgili sıkıntıları varsa yetersizlikle ilgili sıkıntıları varsa bu tarz davranışlar yaparak kendisini güçlü hissetmeye çalışır. O yüzden mobbing uygulayan kişinin yetersizliği ve kendine olan güvensizliği ile ilintilidir. Unutmayalım çoçocuğumuzun kendine olan güvenini sağlayabilmesi için ebeveynlerin ona destek olması gerekmektedir.

 

Hasan DOĞAN

Psikolog-Aile Danışmanı

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber