• DOLAR
    4,9914
    % -0,06
  • EURO
    5,8204
    % -0,09
  • ALTIN
    195,5640
    % 0,21
  • BIST
    97.210,57
    % 0,27
Raşit Kısacık
Raşit  Kısacık
rasitkisacik@malatyasonsoz.com.tr
AKPINAR, ARASA VE AFYON
  • 0
  • 755
  • 03 Nisan 2018 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Malatya’da 1970’lere kadar insan yogunlugu, esnaf ve
renkli simalarin en kalabalik oldugu iki yer vardi. Biri Arasa medyani, digeri
ise Akpinar semtiydi. Akpinar deyip geçmeyin, Arasa meydani bile Akpinar semti
içeresindeydi. Kisla Caddesi bitiminden baslayip PTT binasina, buradan simdiki
Çevre yolundan Akkoza oteline kadar genis bir alanin adiydi Akpinar. Semt
içeresinde ise, hanlar, hamamlar, çesitli isyerleri Arasa yanindaki Akpinar
semtinde Tastan örülü, iki-üç basamak inildikten sonra Aslan’in agzindan içme
suyu fiskiran bir pinardan alirdi adini.
 
Hatta Malatya’da hazir ol vaziyetinde Sandalyede oturanlara “Ne o ula
Akpinar aslani
 gibi oturuysun”
seklindeki mizahi yaklasimda buradan gelmekteydi. Kelimesi de, buradaki aslanli
çesmeden gelirdi. Pinarin arkasinda bir pide firini mevcuttu. Ön cephesi ise
eski saman pazarina çikan ve sagli sollu hali, kilim satilan dükkânlarin
bulundugu sokaga bakiyordu. Simdi bu aslanli havuzun bulundugu yer minibüs
duragi olarak kullaniliyor. Dedim ya, Akpinar semtinde o dönemler Kasap Pazari,
Bugday pazari, Yemenici pazari, Karpuz Pazari, Saman pazari, Kelleciler
çarsisi, Bit pazari, kuyumcular çarsisi, Küpçüler sokagi, Tükürük kebabi ile
özellikle Üzüm ekmek satilan isyerlerinin bulundugu lokantalar vardi.

Arasa’nin Yani Bugday pazarinin Bati
bölümünde tarihi bir kerpiç yapidan olusan a ‘’Hacihüseyin” hamamiydi.
Sonradan ismi Gönül ferah hamami oldu. Bu hamamin ortasindaki havuzda da bir
çok hamamda oldugu gibi Arslan heykelinin agzindan soguk içme suyu akardi .

Buradaki hanlarin önünde küfeleri ile
bekleyen hamallar ile eseklerle yük tasiyanlar bulunurdu.  Buradaki esekli yük tasiyicilar içerisinde en
çok da Oral Un Fabrikasindan torba unlari alip Simit ve pide firinlarina
götüren iki gözü kör olan Kör Abuzer dayi ünlüydü. Simit ve Pide firinlarina
elinde kisa sopasini eksik etmeyen Kör Abuzer Dayi’dan çok esegi bilirdi. Esek
Abuzer daya hangi firini söylerse oraya götürürdü. Bos zamanlarinda ise burada
durur evlere yük tasirdi Tasima islemini tamamladiktan sonra Abuzer dayi ya Oral
Un fabrikasina ya da Arasadaki bekleme yerine dönerdi.

ilde  çok sayida
Han bulunurdu. Bu hanlarin çogunun ikinci katlarinda küçük odalarda yolcular
konaklar, hayvanlari ise asagiya baglanirdi. Arasanin arkasinda ise Nalbantlar
bulunurdu. At ve Eseklerini Nal taktiran ya da yenilemek isteyenlerin ugrak
yeriydi.

Esnaflar arasindaki anlasmazligi ise Karakol veya
Mahkemeden önce Ganun Haci lakapli sözü geçer biri yönetirdi. O nedenle zaten
adi Kanun (Ganun) haci kalmisti.

Bugday pazarinin Güney bölümünde ise Karpuz pazari
bulunurdu. Özellikle bir-iki kilometreden kokusunu yayan Yazihan bölgesindeki
köylerin ünlü Kavun ve Karpuz’u getirilir, burada tek tek satilirdi. O
zamanlarin karpuzu Greyfurt büyüklügünde, elma gibi soyulup yenilirdi. Çünkü
herkesin kemik sapli irili ufakli biçagi vardi. Sonradan Karpuz pazari Sebze Halinin
arkasina tasindi. Burada soyulup yenilen karpuzlarin kabuklarini hayvanlari
olan küçük çocuklar toplardi.

Arasa esnaflarinin basinda Battal Tuncay ve
ogullari Celal, Halil ve Vural kardesler,. Mustafa Kavukçu, Marangoz Haci Ömer
Furun ve oglu Mehmet Furun, hayvan yemi satilari Alaattin ve Abdullah
Karadag, Tavukçu Musto, Arasa’nin maskotu sayilan tepirci Horey Baci  gelirdi

HANLAR

Akpinar denelince ilk akla gelen Pazarlardan önce
Hanlar gelirdi. Akpinar semtinde ilk akla gelen, Afyon han, Sirket han, Aksoganhan,
Emiraühmet Hani, Hosurafoglu hani, Talha Baba hani, Haci Arif’in hani, Hamidiye
Han, Yildiz hani gibi

Bu hanlar genelde iki katli  Kerpiçten yapili, ikinci katinda küçük
dükkanlarda yolcular kalir, alt katinda ise hayvanlari konaklardi.

Küçük hanlarda civar köylerden gelen köylüler günlük ihtiyaçlarini
alir, hayvanlarin bakimini yaptirir (hanin içinde veya civarindaki
nalbantlarda), buralarda geceleyip gün dogmadan serin havada  köylerine
dönerlerdi.
Sonralari yolcularin kaldigi yerler çogunlugu Ermeni
Malatyalilarin bulundugu küçük zanaatkarlar is yerleri ile doldu.

AFYON HAN

Bu hanlar içerisinde en önde geleni ise Afyon hani idi.
Iste size kisa bir tarifi ile Afyon hani;

Afyon
hanin ortasinda bir Çay
kulübesi
ile  havuzu vardi tast
an bir aslanin agzindan havuzun suyu
gelirdi dört tane kapisi vardi bir kapisi yemenici pazarina bir kapisi saman
pazarina bir kapisi tüccar pazarina bir kapisi da Sögütlü cami ye açilirdi.

Hanin çevresinde ve içerisinde özellikle Tüccar pazarinda,
sarküterilerde topak seklindeki tereyaglari gibi, topak Afyon satilirdi. Ta ki
1971’de hashas ekiminin Malatya’da da yasaklanmasina kadar.

Akpinar semtinin Güney Dogu bölümünde bulunan Afyon
hanin dis duvarlari kerpiçten yapilmisti. Dogusunda Eski Saman pazari,  Batisinda sögütlü Cami,  Güneyinde Tüccar pazari, Kuzeyinde ise Yemenici
pazari bulunurdu. Yemenici pazarinda ayakkabi saiticilarindan çok Kösker
dedigimiz ayakkabi tamircileri bulunurdu.

“Afyon hanin büyük kapisi Eski Saman Pazarina bakan 4
kapisi vardi.  Sögütlü Cami, 2. Dünya
savasi yillarinda kisa süreligine Askeri kisla (Toplanma merkezi) olarak
kullanildi. Han iki katliydi. Is yerlerinin iç duvarlari ahsap,  Ön cephesi ise Cam çerçeveli olarak
yapilmisti. Üst katin büyük bir bölümü Hükümet Binasi yapilincaya kadar Adliye
sarayi olarak kullanildi. 1941 yilinda Adliye sarayi tasininca buraya Yaprak
Tütün Ambari olarak kullanildi.

Hanin orta yerindeki pinarin yaninda Çay ocagi
kulübesi bulunurdu. Alt katta ise Akaryakit bayisi, Abdulsamet Akis’a ait Bakkaliye,
Hasan Kabasakal, Karagözlü Mehmet ile Ibrahim ve Semi Sözen’e ait  isyerleri vardi.

Ayrica alt katta Tevfik Kocabas, Mehmet Güröz, Ali
Riza Günbak, Ahmet Parlak, Abdullah ve Ali Kayaköküne ait ticarethaneleri ile,
Knduraci Sarkiz Gezer, Avukatlar Vahap Baris, Ali Sürmeli,, Sefik Tugay, Halit
Ziya Özkan ile Oral Un fabrikalarinin yazihaneleri vardi.  Tarzi Hamdi Özdiken, Hanin Odabasi Bekir
Kaynarin ofisleri bulunuyordu” (Kaynak,
Afyon hanin toptanci tüccarlarindan Kazim Sözen)

Ayrica kirik cam ve bakir tel ya da bakir esyalarin
alindigi bir yer vardi. Biz o dönemin çocuklari sokak sokak dolasir, kirik cam
ve bakir telleri Bu isyerine satar, aldigimiz para ile sinemaya giderdik.

Annemizden ya da babamizdan para istemez aç çok
demeden bu tür küçük ticaretle harçligimizi çikardigimiz gibi, Malatya’yi da
cam ve çirkin manzaralar birakan bakir tellerden kurtarmis olurduk.

Han’in Saman pazarina bakan üst katinda da ayrica
Malatya’da ün salan Tiyatro eserlerinin sahnelendigi Yüksek Kahve vardi.

Bu Afyon hani 1957’nin Ocak ayinda tekrar yandi. Çikis
nedeni hala bilinmeyen han tamamen kül oldu. Isyeri sahipleri bazi esyalarini
kurtarabilse de çok büyük çogunlugu kül olmustu. Bir süare Afyon hanina Yanan
han denildi.

Hanin yanan yeri yeni is yerlerinin bulundugu bir han
yapilirken, temelinden Mecidiye çikti. Bol miktarda Mecidiye (Dönemin geçerli
paralari) çikinca yapimi tamamlandiktan sonra Yanan han yerine Mecidiye Han
denildi. Arka bölümde ise Hamidiye han yer aliyordu. Bu handaki esnaflar
birbirine çok düskün ve yardimseverlerdi.

 

AFYON HAN VE HASHAS EKIMI

O dönemlerde Malatya’da Kayisidan önce gelen
Hashas ve Hashas ‘tan elde edilen Afyon sakizinizin Malatya için ne kadar
önemli oldugunu ve bu gürünle ilgili 
bildiklerimi sizlerle paylasmadan geçemeyecegim.

 

HASHAS GITTI MALATYA BITTI

 

Malatya
Ekonomisi tüm  1971’de Hashas ekiminin
yasaklanmasiyla inise geçti. Çünkü Malatya’da ekili alanlarin Çok büyük bir
bölümü Hashas tarlalari ile doluydu. Kayisi agaçlari Hashas  tarlalarinin kenarinda kendi haline
birakilmisti.

Genelde
Ülkemizin  5 bin yildir, özelde ise
Malatya  ekonomisinin 150-200 yillidir
lokomotif görevini Hashas ve ona bagli olarak Afyon ürünü sürdüre gelmistir.
Genç Cumhuriyetin ilk yillarindaki gibi zaman zaman Dünya Hashas üretiminin
hemen hemen yarisina sahip olmustur. 
Hashas ve Afyon ürünü Milli Mücadele yillarinda Ülke ekonomisi önde
gelen 4. Ürünü konumundaydi.

1971’lere
kadar ülke genelinde Hashas  üretimi 4.
Sirada yer alirken Malatya bölgesinde ilk siralardaydi.

Hashas
üretiminin yasaklanmasinin nedenlerini, Malatya ekonomisine indirilen en büyük
darbe oldugunu detaylari ile açiklamadan önce Hashas ve Afyon ürününü anlatmak
geregini duyuyoruz. Çünkü Özellikle yeni neslin büyük çogunlugunun bu ürünü ve özelliklerini
bilmedigi ya da çok az bildigi kanaatindeyiz.

HASHAS
NEDIR?

Bilimsel adi
ile Papaver somniferum olarak geçen, halk arasinda hashas diye tabir edilen bu
bitki genelde tip alaninda kullanilan uyusturucu ilaçlarin üretimi için
yetistirilmektedir. Üretimi TMO(Toprak Mahsulleri Ofisi) tarafindan titizlikle
takip edilen, kaçak yetistirilmesine izin verilmeyen bir türdür.Afyon, Usak,
Kütahya, Antalya, Isparta gibi bölgelerde çokça yetisen hashas bitkisinin
kapsülünden keyif verici diye bildigimiz bazi narkotik maddeler üretilmektedir.
Yasa disi durumlarin önüne geçilmesi için TMO çiftçinin ürettigi tüm mahsulü
takip etmekte ve bizzat kendileri tarafinda alimini yapmaktadir. Çiftçi sadece
bir sonraki sene için kullanacagi tohumu elinde tutarak sürekliligi saglamakta,
elindeki tohumlarinda yagini çikararak kaliteli yemek yagi elde etmektedir.

Kapsül
seklindeki yapisinin içinde fazlaca minik tohumu bulunur. Tohumlarinin yarisi
yagdan olusmaktadir. Tohumlarin ezilmesi ve karartilmasi ile hashas susam sürtülür(ezilir).
Sürtülen hashas sabahlari peksimet yapiminda lezzet verici olarak hamurun içine
sürülür ve güzel bir besin maddesi elde edilir. Pastanelerde ve bazi evlerde ev
hanimlari tarafindan pogaça ve kurabiyelerin üzerlerinin süslenmesinde, tahin
gibi pekmez ile karistirilip tüketilmesinde de kullanim yeri fazladir.

Yazlari
kurak ve sicak, kislari az yagis alan bölgelerde çok sart aramadan kolaylikla
yetisen hashas her yil 1 defa ürün vermektedir. Hashas üretiminin amaci tip
sektörü içindir ki neredeyse tüm mahsulün %90’i bu alanda kullanilmaktadir.
Ülkemiz hashas üretiminde Hint’lerden sonra2. sirada yer alarak bu ürünün
yüksek miktarda ihracatini da gerçeklestirmektedir.

YARARLARI

Hashas’in
yararlarini söyle siralayabiliriz:

Basta kalp
krizi olmak üzere damar tikanikligi riskini azaltir.

Hashas
bitkisinin yagi çok fazladir ve diger endüstriyel yaglara göre kolesterolü
oldukça azdir.

Posasi
reçelle ya da pekmezle karistirilip yenildigi takdirde insana zindelik verir.

Bitkinin
kullanilan kisimlari; ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon,
kurutulmus ham meyveler, yapraklar, tohumlari ve tohumlarindan elde edilen
yagidir.

Bilhassa
haricen kullanilan bazi merhemlerin bilesimine girer ve agri kesicidir.
Bilesiminde toplanma zamanina göre degisen afyon alkaloitleri vardir. Harici
agri dindirici olarak, özellikle dis hekimliginde kullanilir.

Tohumlarinin
yagi ise, tohumlari sogukta tazyik edilmesi suretiyle elde edilen yagdir.
Sogukta elde edilen yagin bilesiminde asitler az, sicakta elde edilen yagin ise
asitleri fazladir.

Sogukta elde
edilen yag, bazi merhemlerin bilesimine girer.

Sicakta elde
edilen yag, yemek yagi ve sanayide sabun yapiminda kullanilir.

Içerdigi
zehirli maddeli dolayisiyla, hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle
kullanilmamalidir. 

AFYON VE
KULLANIM ALANLARI

Afyon;
Ikiçeneklilerin gelincikgiller familyasindan hashas bitkisinin henüz iyice
olmamis meyvalarindan elde edilen bir maddedir. Koyu kahverengidir, baygin bir
kokusu, aci bir tadi vardir. Hashasin çiçekleri döküldükten sonra, meyvalar
henüz yesilken ortasi çepeçevre kesilir. Bu kesikle kabuktaki süt borulari da
beraber kesildiginden yaradan beyaz, süt gibi yapiskan bir madde sizar. Bu
madde havanin etkisiyle koyulasir, kahverengi bir sakiz haline gelir. Sakiza
benzeyen bu madde sonradan bitkinin üzerinden bir biçakla kazinarak toplanir,
yogurulur. Topak ve somun sekline konarak hashas yapraklariyla sarilir. Böylece
ham afyon elde edilmis olur. Bundan, muhtelif kimyasal islemlerle, uyusturucu
madde, ilaç v.s. elde edilir.

Afyon, içindeki
alkolidlerden ötürü, tipta kullanilan en önemli ilaçlardan biridir. Afyondan
morfin, kodein, tabain, papaverin, portopin ve narkotin gibi uyusturucu ilaçlar
yapilir.

Afyonun uyusturucu özelligi
çok eski, zamandan beri, hatta Omiros devrinden beri bilinmektedir, fakat ilaç
olarak ilk defa 1804 te Alman eczacisi Sertürner tarafindan morfinin
bulunmasindan sonra önem kazanmistir.

Afyon zehirli bir madde
oldugu için tipta kullanilmasi kontrol altinda bulundurulur. Çocuklari 0,01,
büyükleri de 0,5-2 gram afyon öldürebilir. Afyon bir yavas, bir de çabuk olarak
iki sekilde zehirler. Yavas yavas zehirlenme, daha çok, afyonu uyusturucu
özelliklerinden ötürü, keyif verici madde olarak kullananlarda görülür. Orta
Asya, Iran, Hindistan ve bilhassa Çin’de bugün bile birçok kimse afyonu nargile
veya çubukla içmektedirler. Afyon kullananlarda beniz sararir, nese kaçar,
hasta bir ruh bitkinligi içinde krizler geçirmeye baslar. Bu krizler ölüme
kadar varabilir. Tipta büyük fayda saglanan afyonun, keyif verici madde olarak
kullanilmasi yüzünden, insanliga yaptigi büyük zarari önlemek maksadiyla,
hashasin ekimi, yetistirilmesi ve ticareti devletlerce kontrol altina alinmistir.

Kisacasi, Afyon, Hashas kapsüllerinin
çizilmesiyle sizan, Kenker sakizi sütüne benzer özsuyunun toplanmasiyla elde
edilen özellikle çok etkili uyusturucu 
bir maddedir. Hashas kapsülleri uygun olgunlukta çizilir, çiziklerden
sizan sivi pihtilasir ve özel biçaklarla alinir. Hava durumunun etkisi ile
beyaz renkli sivi renk degisir koyu kahverengi olur. Yani bu sekle gelince isim
degisir ve adi Afyon olur. Eczacilikta Morfin, Kodein, Tebain, Papaverin gibi
alkoloitlerin yapiminda kullanilir.

 

 

VE EKIM’IN YASAKLANMASI

 

1960’da ABD’de uyusturucu
madde bagimlilarinin sayisi resmi rakamlara göre 60 bin iken, 60’larin sonuna
gelindiginde bu sayi 250 bini asmisti. Uyusturucu madde kullananlarin %98’i
eroin bagimlisiydi. 1965’te uyusturucu ile baglantili suçlardan tutuklananlarin
sayisi 50 binden azdi. 1969’da ise 233 bin kisi bu suçlardan tutuklandi. Bu
suçlularin %20’si daha önceki yillarda uyusturucu sorununun yasanmadigi kirsal
alanlarda yasamaktaydi. Nixon  Kendi
ülkesinde Eroin ile mücadele edemeyince bizim gibi gelismekte olan ülkelere
Hashas ekimi yasagi getirilmesini istedi. Bu durum en çok Malatyali üreticiyi
etkiledi.

HASHAS EKIM YASAGINA DOGRU

ABD tarafindan hem Demokrat
Parti hem de Adalet Partisi hükümetlerine hashas ekiminin yasaklanmasi konusunda
büyük baski yapilmis ancak her iki hükümet de bu konuda yapilan baskilara boyun
egmeyerek, halkin önemli bir çogunlugunun geçim kaynagi olan hashasi
yasaklamamislardi. Cumhurbaskani Cevdet Sunay tarafindan CHP Kocaeli
Milletvekili ve Basbakan  Nihat Erim’e
verildi. Eski basbakanlardan Ecevit’e göre, ABD Yönetimi 12 Mart müdahalesini
yapanlari tesvik etmisti. Hashas ekiminin yasaklanmasi ancak oy kaygisi olmayan
bir hükümet tarafindan alinabilecegine inanan ABD Yönetimi plan ve icraat
asamasinda müdahaleci generallerin yaninda yer almistir. Bu destege kisa süre
içinde karsilik verilmis, 1971’in yaz aylarinda hashas ekimi yasaklanmistir.(29
Haziran 1971)

Bazi
Batili bilim adamlari yaptiklari arastirmalarda Bolu, Antalya, Malatya,
Kayseri, Nigde gibi illerde ve civarlarinda hashas ekiminin çok eski yillardan
beri yapilmis oldugunu kaydetmektedirler. Bugün itibariyle Anadolu’da birçok
yabani hashas türüne rastlanmaktadir (40 çesit, hatta daha fazla)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber