• DOLAR
    8,3465
  • EURO
    9,6728
  • ALTIN
    504,34
  • BIST
    1,1649

Akçadağ Köy Enstitüsünde Taş Levhalar

Akçadağ Köy Enstitüsünde Taş Levhalar

24 Eylül 2020’de yol arkadaşım olarak Arguvan’lı Fotoğrafçı Hüseyin ve Karapınar köyünden emekli öğretmen Cafer Doğan’la Malatya’dan Akçadağ Köy Enstitüsü yerleşkesine bir gezi yaptık.

Bu gezide fotoğrafta görüldüğü gibi okuldan İstasyona giderken yolun sağında Göktürk yazıtları gibi taş levhalar tarlada yaklaşık ellişer metre arasında sıralanmıştı.

Bu kaidelerin bir kısmı kırılmış dağılmış ,yan yatmış bir kısmı ayakta …

Bu taşların hikâyesi bilimle, fenle yazılmış.

Akçadağ Köy Enstitüsü 1949 mezunu Ali Doğan’ın anlattığına göre ;”Bu taş levhalarda başta Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Köy Enstitülerinin fikir babası ulu önder Atatürk olmak üzere, İsmet İnönü ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel gibi eğitim ve kültür yaşamımıza damgasını vurmuş devlet büyükleri ve bilim adamlarının sözlerinin yer aldığı vecizeler vardı.

Yazıtlar bir metre yüksekliğinde taş kaideler üzerine yerleştirilmiş mermer ye da andezit rengindeki mozaik anıtlar üzerindeki blok yazılar , İstasyona gidip gelirken okunurdu. Görsel olarak bir şölen sunardı.” dedi.

Eğitim Müfettişi Hasan Gül

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğinin çıkardığı Kemal Kocabaş “Akçadağ Aydınlığı “kitabında sayfa 251

Köy Enstitüsü olarak son mezunu 1952 öğretim yılı sonunda vermişti. Artık Köy Enstitüsü adı anılmıyordu.

Devlet Demiryolları Akçadağ İstasyonu ile enstitü arasındaki ana yolun kenarında dikili levhalardaki”Atatürk, İnönü, Hasan Ali Yücel ve İ. Hakkı Tonguç” sözleri silinmiş, bazı levhalar tahrip edilmişti.

Ben enstitünün bünyesindeki uygulama ilkokulunda okuduğum için bu ayrıntıları görüyordum” diye yazmış.

Akçadağ İlköğretimden okulu 1972 mezunu Gazeteci yazar Malatya / Hekimhan Ballıkayalı Süleyman Özerol Köy Enstitüsüne yol üzerinde dikilen levhalarla ilgili ONLARI BEN YAPTIRMIŞTIM…” diye anı hikayesine yıllar önce kaleme almış.

kısa özetle

“1974 yazı… Urfa Yetiştirme Yurdu’nun bahçesinde, asmanın altındaki kare yüzeyli masaya dirseklerimi dayamış, çevreyi izliyorum…

Dışarıdan bir adam girdi, bekçiyle konuşmaya başladı. Bekçi eliyle beni işaret ediyordu. Adam, merdivenleri çıkmaya başladıkça oldukça uzun boylu ve kalıplı birisi olduğu daha iyi görünüyordu. Dimdik yürüyen bir heykel gibiydi.

Belirsiz kaşları, çok kısa saçları ve bıyıksız durumuyla asker emeklisini andırıyordu.>>DEVAM EDECEK

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber