• DOLAR
    7,9590
  • EURO
    9,3979
  • ALTIN
    487,63
  • BIST
    1,1799

Akçadağ Köy Enstitüsünde Taş Levhalar (2)

Akçadağ Köy Enstitüsünde Taş Levhalar (2)

“Hoş geldiniz, öğretmen Süleyman Özerol” diyerek kendimi tanıtıp elini sıktım.

“Öğretmen ney?” dedi uzattığım sandalyeye otururken. Yeniden söyledim.

“Ben de Milli Eğitim Bakanlığı 6. Şube Müdürü Reyzi Pamir” diyerek kendisini tanıttı. Bir süre sonra “Aslında ben de öğretmenim” dedi.

Nereli olduğumu sordu.

“Malatyalıyım” deyince dikkatle bakarak, “Mezun olduğun okul da mı Malatya’da” dedi.

Akçadağ İlköğretmen Okulu 1972 mezunu olduğumu ve ilk görev yerimin de burası olduğunu söyledim.

Hiç gülmez izlenimi veren yüzünde çocuk sevinmesi gibi bir gülümseme belirdi.

Sanki kırk yıllık bir tanıdığı ile karşılaşmıştı.

“Ben de oradaydım” dedi yavaş bir sesle.

“Her halde çok önceleridir” dedim.

“Evet, evet, orada okumadım ama öğretmenlik yaptım. Köy enstitüsü iken eğitim şefiydim.”

Oturduğu sandalyeye iyice yerleşecekmiş gibi kımıldandı.

Zaten sandalye gövdesine göre çok ufaktı.

Yüzünde çok çalışmış da yorulmuş bir insanın mutluluğu okunuyordu.

Eğilerek yavaşça konuştu; ”İstasyona giden yolun kenarında levhalar vardı, onlar duruyor muydu? Üzerlerinde de yazılar vardı.”

“Hayır, hatırlamıyorum”, derken birden ikisi sağlam, diğerleri kırılmış olan mezar taşı gibi levhalar aklıma geldi. “Ha, onlar mı?” dedim.

“Evet, evet, onlar onlar!” dedi heyecanla.

“İkisi sağlamdı, birkaç tanesi de kırılmıştı.

Ancak sağlam olanların üzerinde herhangi bir şey yoktu.

Daha iki dakika önce çocuk gibi sevinen ve mutluluk içinde gülümserken hüzünlendi birden.

Oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi ağlamsı bir durum aldı yüzleri.

Levhaların o durumda olmasında suçlu kendisiymiş gibi, yere bakarak yavaşça söylendi;

“Onları ben yaptırmıştım! Sonsuz bir boşluğa bakar gibiydi…

“O levhaların üzerine Atatürk’ün, İnönü’nün, Hasan Ali Yücel’in, Tonguç’un ve daha birçok eğitimcinin sözlerini yazmıştık öğrencilerimle.

Hem de yolun sağ yanı istasyona kadar…”

Durumundan o kadar etkilenmiştim ki neredeyse ağlayacaktım.

Bir süre sessiz kaldık.

Sanki levhaların yasını tutuyorduk.

Yirmi beş yıl önceki emek ve imece ürünü olan bu levhaların yok olduğunu duymak elbette ki acıydı…>>DEVAM EDECEK

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber