• DOLAR
    6,7477
    %-0,49
  • EURO
    7,3303
    %0,16
  • ALTIN
    360,11
    %-0,59
  • BIST
    8,3244
    %0,38
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
AHİR ZAMAN MANZARALARI
  • 0
  • 323
  • 24 Mart 2020 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirini kırıp geçiriyorlar.” (İmam-ı Gazali)

“Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki, Allah göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yaratmıştır? Gerçekten insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.” (Rum, 8)

“Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah’tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur’an ile hatırlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.” (En’am, 70)

“Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla tatmin bulanlar ve bizim ayetlerimizden gafil olanlar da vardır muhakkak.” (Yunus, 7)

Baştanbaşa dünya, içindekilerle beraber çok ciddi bir sınavdan geçmektedir. Dünyamız artık epeyce yaşlanmış ve haddini aşan insanların pervasızca yapıp ettiklerini kaldıramaz hale gelmiştir.

Kısa süreli bir konaklama yeri olan bu âlem, ebediymiş gibi davrananların neredeyse hepsini üstünden silkeleyip atacakmış gibi. Hiç kimseye kalmayan bu dünya, şimdiki ölmeyecekmiş gibi yaşayan şımarık insanlara mı kalacaktır?

Oldukça kirli senaryolardan bahsedilmektedir; bütün insanları tehdit ve tedirgin eden korona virüs belasının belli bir merkezde üretilip yeryüzündeki tecrübe sahibi 60 yaş üstü nesli ortadan kaldırarak geri kalanları her yönüyle -eğitimden alışverişe kadar- dijital ortama çekip rahatça yönetip yönlendirme amacının güdülmesi.  Ayrıca hâşâ Allah’ı kıyamete zorlama operasyonları, nüfusu azaltıp emellerini daha rahat gerçekleştirme planları, esas gücün kimde olduğunu ispatlama gibi kirli projeler…

En tuhaf ve garip olanı da dünyasında olup bitenlerden yaratıcısının sanki hiç haberi yokmuş gibi kafa karıştıran bilgilerle insanların korku ve dehşet salınarak oyalanmasıdır. Baksanıza kıblemiz Kâbe’miz ve onun taşradaki şubeleri olan mescit ve camiler adeta boşaltıldı, cumalar cemaatle kılınamaz oldu. Zaten sosyal medya ile bireyselleştirilen insanlar, iyice sosyal hayatın dışında tutulmaya başlandı. Bir taraftan küresel ısınma, bir taraftan hızla yayılan korona virüs tehdidi, diğer taraftan dünyanın eksen kayması iddiasıyla birlikte Nasa’nın belirttiği 29 Nisan 2020 yılında dünyaya çarpıp belki yarısını götürebilecek olan göktaşı meselesi hepimizi korkutmaya devam etmektedir.  Bu arada şu ayeti kerime hemen yâdımıza düşmektedir:

“Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 214)

Allah’ın dininin yadırgandığı, şirkin, küfrün, fısk-u fücurun ve her türlü zulmün ayyuka çıktığı günümüzde başımıza gelenlerin ilahî bir uyarı olduğunu bile dile getiremez olduk; sanki her şey normal ve olası imiş gibi bir rahatlığın görülmesi de gerçekten ürkütücüdür.  Ancak şunu kesin olarak söyleyebiliriz ki, artık dünyanın iyice sonuna gelmiş bulunuyoruz.  Kaynaklarımızda ifade edildiği üzere kıyametin onlarca küçük alameti tamamen ortaya çıkmış, geriye de peş peşe cereyan edecek olan büyük alametler kalmıştır ki, bunları kısaca hatırlatmak gerekirse şu şekildedir:

“On alamet meydana gelmedikçe kıyamet kopmaz. Duhanın çıkması, Deccal’ın çıkması, Dabbetü’l Arz’ın çıkması, Güneşin batıdan doğması, Hz. İsa’nın yeryüzüne inmesi, Ye’cüc ve Me’cücün çıkması, Doğuda, Batıda ve Arap yarımadasında meydana gelmek üzere üç yerin -yere- batması Ve insanları mahşer yerine sürecek olan ve Aden çukurundan çıkan bir ateşin zuhuru.” (Müslim, Fiten,39, 40 / 2901) elbette başka rivayetler de vardır.

Yüce Allah en doğrusunu bilir tabii ki. Ancak son din İslam, son peygamber Hz. Muhammed ve son kitap da Kur’an-ı Kerim olduğuna ve bunların da üzerinden on beş asır kadar zaman geçtiğine göre artık dünyanın son zamanlarında bulunduğumuz kesindir. Lakin kıyametin kopma vakti meçhulümüzdür. Rabbimizin o dehşetli kıyamet sahnelerini bizlere yaşatmamasını diliyoruz.

Hülasa Allah, yapacağımız işlere göre bizi hesaba çekmek, iyiliklere ödül, kötülüklere ceza vermek üzere bu dünya hayatını yarattığından iyi ve kötü işleri peygamberleri ve kitapları aracılığıyla insanlara bildirmiştir. Bu, Allah’ın rahmetinin bir eseridir. İnsanlar Allah’ın gönderdiği programa göre hayatlarını düzenlerlerse kurtuluşa ererler. Bunu düşünüp muhakeme etsinler diye Allah insanlara akıl da vermiştir. “Akıbet takva sahiplerinindir.” (Hud, 49) vesselam.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber