• DOLAR
    5,8917
    %-0,59
  • EURO
    6,5049
    %-0,53
  • ALTIN
    280,62
    %-1,38
  • BIST
    95.258
    %1,36
Fikri Demirtaş
Fikri  Demirtaş
fikri.demirtas@malatyasonsoz.com.tr
AĞ GÜL’ÜN KANADI-2
  • 0
  • 359
  • 27 Eylül 2019 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Güvercinleri uçurmak için dışarıya çıkardıklarında Namık elindeki değneğini damın üstündeki gölgelik saca hızlı hızlı üç kez vurunca… Bunu duyan taklacılar gökyüzünde birbiri ardına takla atmaya başlarlardı. Damın ortasını bir zaman bulutun gölgesi, bir zaman da güvercinlerin gölgeleri toprak damı yalayıp geçiyordu.
Suzan, beyaz ipekten yapılmış giysisi, simsiyah dalgalı saçlarıyla kendi güvercini Ağ Güle benziyordu. Suzan gözlerini gökyüzüne çevirmiş, yükseklerde uçan güvercinini seyrediyordu. Ağ Gülü bazen gözünden sık sık kaybediyordu. Ablası Burhan’a “gene kaybettim Ağ gülü” deyince. Burhan gözünün önüne gelen kıvırcık saçlarını eliyle başının arkasına itti. Elini güneşe siper ederek küçük kıpır kıpır gözleriyle güvercinleri süzmeye başladı. Ablasına dönerek “Bak arkasına güvercinler katmış en önde uçan güvercin senin Ağ gül” diye gösterdi.
Evin önünde dolaşan kuşlar önceden kalmış birkaç buğday, mısır tanesini silip süpürdükten sonra gezinmeye başladılar. Kimisi su kaplarına gitti. Kimisi damın siviklerine kondu. Kimisi içeriye girip tünedi. Erkekler hemen dişilerin peşine düştüler. Boyunlarını ileri uzatıp kabartıyorlar ve gurk gurk diye sesler çıkarıp ortalığı birbirine katıyorlardı. Namık yeni getirdiği çuvaldan iki avuç buğdayı alıp damın üzerine serpti. Bütün güvercinler oraya toplandı. Burhan İki güvercini yakaladı. Güvercinlerinin adı; Burhan’ın Zurbahan, Ortaokul ikinci sınıfa giden Burhan’ın ablası uzun siyah saçlı ela gözlü güzel bir kızdı. O da kendine başı siyah nakışlı beyaz bir güvercin beğendi. Adını Ağ Gül koymuştu. Namık’ın kuşu paçalı siyah renkli olan Behçet’ti. İkisi de süt kadar bembeyaz, paçalı güvercindi. Ağ Gül’nın ayrıca siyah nakışları vardı. Her birini ayrı ayrı isimleriyle çağırıyorlardı.’’ Kayısı, Kiraz, Hırçın, Maviş vs’’ Yabancı bir göz için hepsi bir renkte, bir boyda ve bir şekilde görünen bu kuşları birbirinden ayıran özelliklerini yalnız onlar bilirdi.
Burhan Zurbahan’ı yıkık kerpiç duvarın üstündeki güvercinlere göstererek o güvercinlere önce kanat çırptırdı. Sonra da salıverdi. Zurbahan dimdik yükselir, baş aşağı üç takla atar, üç kez kanat çırpışı duyulurdu. Yeniden yükselir, yeniden takla atıp yabancı sürüye karışıp onlarla birkaç tur atıp gruptan yanına bir dişi kuş alıp ayrılır ve ikisi de nefes nefese Burhan’ın güvercinliğinin tüneğine konardı. Ağ Gül de gururlu, nakışlı, kırmızı ayaklı boynu dik ve nazlı nazlı yürüyüşüyle tüm güvercinlerin kraliçesiydi. Nice güvercin onun etrafında dönerdi. Pek azına gagasını uzatır, kanatlarının arasına alırdı. Ağ Gül raks eder gibi uçup, takla atar, aynı anda aşağıda güvercin damına geri dönerken de tekrar taklalar atardı. Siyah güvercin rüzgâr gibi uçar art ardına beş takla atar, takla atarken kanatları kanardı.
Evin önünde diğer güvercinler kendi hallerinde geziniyorlardı. Birden hepsi durdu ve yan yana havaya bakmaya başladılar. Bazı güvercinler ‘’gıık, gıık’’ sesleri çıkartıyordu. Burhan kafasını çevirip gökyüzünde güvercinleri baktığı yere doğru elini siper edip bakınca atmacanın gökyüzünde küçük birer nokta gibi görünen güvercinlere doğru bir saldırı gerçekleştirdiğini gördü. Namık’la birlikte kendi kuşlarını indirebilmek atmacayı ürkütmek için ıslık çaldılar, güvercin damının tahta kapısına, gölgelik olarak yapılan saclara ellerindeki sopalarla, taşlarla vurdular. Kuşlar can havliyle kaçıştılar. İki, üç dakika içinde de yere indiler. Kuşlar da kendileri de çok korkmuştu. Derin bir nefes aldılar… Dama inen kuşların arasında Ağ Gül yoktu…
Ali İhsan Efendi, konağının bahçesinde gezerken siyah kedilerinin Abbas ustanın bahçe duvarından atladığını ve yaralı siyah nakışlı bembeyaz bir güvercini ağzına almış olduğunu gördü. Güvercin beyaz gülün altında kedinin ağzından kurtulmak için çırpınıyordu. . Kanatları her tarafa savruluyordu Ali İhsan Efendi istifini bozmadan seyrediyordu. Güvercinin kanı ile sulandı beyaz gül. Bu nakışlı beyaz güvercin Ağ Gül idi…
Akşam olunca güvercin damına dönmeyen Ağ Gül’ü Burhan bir taraftan, arkadaşı bir taraftan, ablası Suzan bir yandan aramaya başladı. Çok geçmeden konağın bahçesinde beyaz gülün altında siyah kedinin ağzında yalnız kanatları kalmış güvercini Suzan ablası görür görmez ağlamaya başladı. Ablası kardeşine, bir şey söyleyecek oldu, söyleyemedi, yutkundu kaldı. Sanki kendisinin de kanatları kırılmıştı. Tanık oldukları dehşet manzara karşısında sessiz kalamadılar ve hıçkırıkları evlerinin duvarlarında yankılandı…

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber