• DOLAR
    6,4118
    % 0,02
  • EURO
    7,3762
    % -3,50
  • ALTIN
    246,6606
    % -0,29
  • BIST
    93.274,15
    % 0,55

Eğitim Birsen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı Kerem Yıldırım 2018-2019 Eğitim- Öğretim Yılına yönelik geçmiş dönemlerde yaşanan sıkıntıların tekrar gün yüzüne çıkmaması için önemli açıklamalarda bulundu.

“SİSTEMİN YENİDEN REVİZE EDİLEREK TEOG SİSTEMİNE BENZER BİR SİSTEMİN HAYATA GEÇİRİLMESİ LAZIM”

Öncelikle 2018-2019 eğitim öğretim yılının hayırlar getirmesini temenni eden Yıldırım: “2018-2019 eğitim öğretim yılının hepimize, hem eğitim çalışanlarımıza hem öğrencilerimize hem de velilerimize hayırlar getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyoruz.  Yeni başlayacak eğitim ve öğretim yılında öncelikle eğitim işlerinin sorunlarının en aza indiği, eğitiminde sorunlarının minimize olduğu bir dönem yaşamayı diliyoruz.  Eğitimin, eğitimcinin ortak sorunları var. Bu sorunlardan kısmen çözünenler olduğu gibi devam eden ve aynı zamanda yeni çıkan sorunlar var. Malatya ölçeğinde baktığımız zaman da Malatya’mızda 175 bin civarında öğrencimiz 12 bin 500 civarında öğretmenimiz şu anda eğitim camiasında faaliyet gösteriyor. Yeni eğitim öğretim yılında İnşallah bunlar eğitime başlayacak. Şu anda öğretmenlerimiz seminer döneminde, seminer yapıyorlar. Ayın 17’sine kadar seminerler devam edecek. Malatya’da fiziki anlamda eğitimin çok bir sorunu görünmüyor. Okullaşma anlamında, yapılaşma anlamında ise ancak bunun dışında. Özellikle ortaöğretim kurumlarına geçiş sınavı ile ilgili ve tercih süreci ile ilgili sıkıntılar yaşanıyor.  Neden sıkıntı yaşanıyor daha önceki sistem TEOG sistemi biliyorsunuz kaldırıldı, yerine yeni bir sistem getirildi. Yani sistem çok değişti.  Sistemin kökten değişmiş olması aslında eğitimin olumsuz etkilenmesi anlamına geliyor.  Bu nedenle bizim sendika olarak düşüncemiz daha önce de uygulanan TEOG sistemi değişmemelidir. TEOG sistemindeki aksaklıklar revize edilmelidir diye raporumuzu bakanlığa sunmuştuk. Ancak ne yazık ki Bakanlık el yordamıyla paydaşlara da çok danışmadan, ortaöğretim giriş sınavları ve yerleştirme sistemini değiştirdi. Şu anda meslek liselerinde öğrenci sıkıntı yaşıyor. Neden, çünkü okulların yüzde 10’u puanlı ve sınavlı okul haline getirildi.  Öğrencilerin yüzde 10’u ancak bu sınavlı puanlı okullara girilebiliyor.   Yüzde 90 ise 5 tane tercih yaptıkları okullara yerleşmeye çalışıyor. 4 defa tercih yapıldı ve bu tercih süreçlerinde maalesef halen açıkta olan öğrencilerimiz var.  Yerleşemeyen öğrencilerimiz var.  Bazı okullara çok fazla talep olurken bazı okullara meslek liseleri özellikle maalesef talep geçen yılın neredeyse yarısı kadar.  Şehit Kemal Özalpler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi geçen yıl aldığı öğrencinin ancak şu anda üçte ikisini alabilmiş.   Bazı meslek liseleri ancak yarısını alabilmiş.  Dolayısıyla getirilen yeni sistemi kesinlikle doğru bir sistem değil.  Dolayısıyla şu anda velilerimiz sıkıntı yaşıyor. Hatta okuldaki yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz sıkıntı yaşıyor. Anadolu Lisesi olan okullarımız daha önce biliyorsunuz puanlıydı. Ama şimdi okullarımız puanlı değil.  Yanı onlar mahalle okulları gibi oldu. Tercih sistemiyle yerleşmeye çalışıyor. Yani okullarımız bir bakıyorsunuz okulun yanında oturan öğrenci kendi okulda yerleşememiş.   Niye yerleşememiş. Kriter koymuşlar kaç yıl burada kalmış, ortaokulu nerede okumuş, yakın yerde mi okumuş, uzak yerde mi okumuş. Bu kriterlerden dolayı birçok öğrencimiz maalesef yerleşememiş. Dolayısıyla birçok öğrencimiz maalesef mağdur olmuş. Bunların acilen bu sistemin yeniden revize edilerek TEOG sistemine benzer bir sistemin yeniden hayata geçirilmesi kesinlikle kaçınılmazdır” ifadelerine yer verdi.

“NORM FAZLASI KALINDIĞINDA ÖĞRETMENLİĞİN BİR ANLAMI KALIYOR MU?”

Normal eğitimin getirdiği sıkıntılara da değinen Yıldırım: “İkinci bir durum eğitim çalışanlarla ilgili Malatya’da 12 bin 500 öğretmen 2 bin 500’e yakın da hizmetli, memur teknisyen arkadaşımız toplamda 15 bin eğitim çalışanı var.  Burada mağduriyet yaşayanlar daha çok öğretmenler oluyor. Neden normal eğitime geçme sürecinden dolayı okullarda sınıf sayıları azaltıldığı için şubeleri birleştirdiği için yüzlerce arkadaşımız norm fazlası kalmış, norm dışına çıkıyor. Mesela düşünün bir okulda büyük bir okulda 40 tane sınıf var.  İkili öğretim yapıyor. 20 sabah 20 öğleden sonra ama bunu normal hale getirdiğini zaman en iyi ihtimalle 30 şube olur. Hatta 20’ye düşer. Dolayısıyla oradaki 10 sınıf şubenin öğretmeni açığa çıkmış oluyor. Yani dersi yok. Sınıf öğretmeni ise sınıfı yoktur. Branş öğretmeni ise dersi yoktur.  Peki böyle olduğu zaman bu arkadaşlarının norm fazlası kaldığı zaman ve öğrenciye herhangi bir şekilde bilgi veremediği zaman sınıfa gelmediği zamanda öğretmenliğin bir anlamı kalıyor mu?  Onun için bu sisteminde de yine işte bakanlık emir vermiş ‘2019 sonuna kadar bütün okullar normal eğitime geçsin’ diye. Tamam geçsin.  Ama eğitimin yapısını düzeltmeden sınıf sayısı arttırmadan,   böyle bir sistemin uygulanması maalesef çalışanlar açısından büyük bir sıkıntı oluşturur şu anda. Öğretmenlerimizin birçoğu norm fazlasına çıkmış durumda. Yani öğretmenlerin tabiri caiz ise uykusu kaçmış durumda. Diyorlar ki sınıfım yok dersim yok.  Bize gelenler oluyor, milli eğitime gidenler oluyor. Bakanlığa dilekçe verenler oluyor.   İyi ama bu sistemin uygulanmasıyla maalesef bir kısım öğretmenlerimiz mağduriyet yaşıyor” diye konuştu.

“YANLIŞ VARSA MUTLAKA KONUŞARAK DÜZELTİLMESİ LAZIM. NETİCEDE BİZİM ORTAK PAYDAMIZ ÖĞRENCİLERİMİZ

Eğitimde karşılaşılan sözlü ve fiziksel şiddete yönelik de konuşan Yıldırım son olarak şunları ekledi: “Eğitim camiası olarak bir başka sıkıntımız da malumunuz velilerimiz, öğrencilerimiz, eğitim camiasında öğretmenlerimiz, idaremiz hepsi bir bütün.  Bazı velilerimizin okullarda kayıt esnasında, okul yönetimine, öğretmene agresif davranışları söz konusu.  Bazı velilerimiz böyle saldırgan, bazen darp etme seviyesini gelecek kadar öğretmenimizle, eğitimcilerimizle ve idarecilerimizle sıkıntı yaşıyor. Nedeni ne?  Veli geliyor diyor ki benim çocuğum A sınıfından B sınıfına geçsin.  İdarecimiz diyor ki A sınıfında 40 öğrenci var senin dediğin sınıfta 30 kişi var.  Olmaz diyor. Bu arada sürtüşme başlıyor.  Sonra CİMER’lere, Milli Eğitim’e şikâyetler başlıyor.  Çocuklarımızın rahat ve stressiz bir eğitim görmesi için okuldaki eğitimcilerin idarecilerin stressiz olması gerekiyor. Yani stresli bir eğitimcinin,  kafası karışık bir idarecinin sıhhatli bir eğitim vermesi mümkün değil. O nedenle bu işi konuşarak çözelim. Yani sıkıntılar olabilir. Biz şunu demiyoruz, velilerimiz yanlış yapabilir. Bazen idarecilerden de velilerimize yanlış yapabilir. Onun için yanlış varsa bir yanlış varsa bu yanlışın mutlaka konuşarak düzeltilmesi lazım. Neticede bizim ortak bir paydamız var. O da çocuklarımız, öğrencilerimiz.  Öğrencilerimize bir şeyler verelim. Bu öğrencilerimizi nitelikli bir şekilde ileriye hazırlamak için çalışalım. Biz sendika olarak daha önce yaptığımız gibi bu sorunları dile getirmeye bu sorunların çözümü paydaşların görüşmeye gerektiğinde alanda bunu dillendirmeye inşallah devam edeceğiz.”

>Hanife Sarı

 

 

 

Açıkta Kalan Öğrenci Var

Sosyal Medyada Paylaşın:
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber