• DOLAR
    6,7368
    %1,85
  • EURO
    7,3003
    %1,25
  • ALTIN
    350,71
    %2,20
  • BIST
    8,2747
    %0,45

28 Şubat’ta Malatya’da Yaşananlar Türkiye’nin Özetiydi…

Kutsal Kitabımız Kur’an’ı Kerim’in ve başörtüsünün suç aleti sayıldığı, İnsanların sırf inancını yaşıyor diye idamla yargılandığı 28 Şubat Post Modern Darbesi’nin üzerinden tam 23 yıl geçti, Ancak o kara günde yaşanan tarihi ihanet hafızalardan silinmedi. O dönem pilot il seçilen Malatya da o karanlık günleri derinden yaşadı

28 Şubat’ta Malatya’da Yaşananlar Türkiye’nin Özetiydi…

Kutsal Kitabımız Kur’an’ı Kerim’in ve başörtüsünün suç aleti sayıldığı, İnsanların sırf inancını yaşıyor diye idamla yargılandığı 28 Şubat Post Modern Darbesi’nin üzerinden tam 23 yıl geçti, Ancak o kara günde yaşanan tarihi ihanet hafızalardan silinmedi. O dönem pilot il seçilen Malatya da o karanlık günleri derinden yaşadı

Türkiye’de hayat 28 Şubat post modern darbesiyle adeta tepe taklak oldu! İnsanlar inançları ve değerleri üzerinden fişlenip, aşağılandı, fail-i meçhullere kurban edildi. Sürecin ve aktörlerinin, dönemi yaşayanlar üzerinde oluşturduğu baskı, zorbalık ve hak ihlalleri üzerinden yıllar geçmesine rağmen unutulmayan acılar bıraktı.

23’ncü yılını dolduran darbenin, mahiyeti bugün dahi yeterince anlaşılamadı. 28 Şubat darbesi, bütün darbelerin bileşkesi, tepe noktası en karanlık, en acımasız, en hain cunta harekâtı olarak tarihe geçti. 200 yıldır değerleri altüst edilmiş milletin, yeniden filizlenmeye durmuş imanına, medeniyetine, kültürel kodlarına vurulmak istenen nihai darbe olan 28 Şubat, halkına düşman, ülkeye aidiyeti olmayan darbe olarak tanımlandı.

Batıda yetiştirilmiş ve yine onların güdümündeki kadrolar, 28 Şubat cuntasının darbe öncesi ve sonrası operasyonlarla milyonlarca insan fişlendi, yargısız infazlar, tutuklamalar, işkenceler yaşandı. Binlerce subay, astsubay inançları sebebiyle ordudan tasfiye edildi, bürokrasi, yargı ve üniversitelerde darbe karşıtı olduğu düşünülen kadrolar büyük baskı altına alındı, kimilerine ise işten el çektirildi.

İmam Hatip liselilerin üniversitelere girmesini engelleyen 28 Şubat ile düşmanca uygulamalarla cadı avı başlamıştı. Başörtülü gençlerin öğrenim hakları gasp ediliyor, Kur’an kursları azaltılıyor, Müslüman işadamları büyük bir ekonomik linçe uğratılıyordu..

İKNA ODALARI…

28 Şubat sürecinde fiili uygulamalarla birlikte çetin ve acı bir psikolojik harp uygulandı. Değerler ve inançlar insanların karşısına birer suç unsuru olarak çıkartılırken ikna odalarında baskıların en acısı yaşatıldı. Okullara girmek isteyen başörtülü öğrenciler adeta terörist muamelesi görmekte, binlercesi gözaltına alınırken binlercesi okul bahçesine dahi sokulmuyordu. Bu dönem İstanbul Üniversitesi’nde eşine rastlanmayan bir skandala imza atıldı. Rektör Kemal Alemdaroğlu ve yardımcısı Nur Serter öğrencileri ikna odalarına sokarak zorla okula başörtüsüz girmeyeceklerine dair taahhütname imzalattı.

MİLLİ HASILANIN ÜÇTE BİRİ BUHARLAŞTI

Halkın oylarıyla  gelen iktidar; korku senaryoları, TÜSİAD, medya işbirliği ve nihayetinde askeri tanklarla yıkıldı. Süreçle birlikte Refah Partisi kapatılırken, yöneticileri siyasi yasaklı ilan edilmişti. Profesyonelce hazırlanmış bir plandı sürecin sonunda bütün fatura darbenin mağdurlarına kesilmişti. Dönemin kuvvetli ve kudretli paşalarından Org.Hüseyin Kıvrıkoğlu; “28 Şubat bin yıl sürecek’ demişti”. Süreç içerisinde onlarca banka batırılmış, ülke milyarlarca dolar zarara uğratılmış, gayrı safi milli hasılanın üçte biri buharlaşıp uçmuştu. Tankların namlularını düşmana değil halkına çevirdiği dönem Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizine de zemin hazırladı. Dönemin REFAHYOL hükümetine karşı, kamuoyunda “Beşli Çete” olarak bilinen sivil bir platform oluşturan TÜRK-İŞ, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), DİSK ve Türkiye Esnaf Konfederasyonu üyeleri, daha sonra 28 Şubat’ın kötü bir dönem olarak tarihe kayıt düştüğünü itiraf etmişti. Evet dönemin paşasının dediği gibi 28 Şubat bin yıl sürmese de, Türkiye’ye verdiği zararlar bugün hala sürüyor.

18 YIL SONRA YENİDEN….

Türk siyasi tarihinde karanlık bir sayfa olarak duran 28 Şubat darbesi, 18 yıl sonra tekrar sorgulanmaya başlandı. Postmodern darbeyle hayatı kararanlar, iş, siyaset ve medya ayağına hesap sorulsun çağrısında bulundu. 103 sanıkla başlayan davada tutuklu kalmadı. Bu duruma tepki gösteren mağdurların bir talebi vardı, “Postmodern darbe geniş bir koalisyonun eseriydi. Yargı, iş adamları, siyasetçiler ve STK’lar da vardı. Binlerce kişi fişlendi. Masum insanlar hapis yattı. Ama 28 Şubat’ın sivil ayağı hep göz ardı edildi. Darbe destekçisi siviller de hesap vermeli.” 103 sanıkla başlayan davada tutuklu sanık kalmazken yargılamada “siyaset-medya” ayaklarına ne ölçüde hesap sorulduğu mağdurların aklında soru işareti olarak kaldı.

İLK GÖZALTILAR 2012’DE

28 Şubat dönemine ilişkin soruşturma, Ankara Barosu’na kayıtlı avukat Yunus Akyol’un 2011’in Nisan ayındaki suç duyurusunun ardından başlatıldı. Ankara Cumhuriyet savcıları Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin’in yürüttüğü soruşturma kapsamında ilk gözaltılar, 12 Nisan 2012’de başladı. Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, emekli Orgeneral Çetin Doğan, Fevzi Türkeri, İlhan Kılıç, Hikmet Koksal, Ahmet Çörekçi, korgeneraller Yıldırım Türker, Tevfik Özkılınç, Mustafa Bıyık, emekli Korgeneral MHP Milletvekili Engin Alan, emekli Orgeneral Teoman Koman, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz yer aldı. Tutuklanan Albay Mehmet Haşimoğlu, tedavi gördüğü GATA’da hayatını kaybetti.

RAKAMLARLA 28 ŞUBAT

1997-2001 yılları arasında yaklaşık 11.000 öğretmen istifa etmek zorunda kaldı. 3.527 öğretmenin ise görevine son verildi. Bu, o dönemdeki öğretmen açığının %11’lik kısmına denk gelmekteydi. Bu tarihler arasında muayyen sebeplerle 33.271 öğretmen disiplin soruşturması geçirip 11.890’ı disiplin cezası aldı, 4625 Milli Eğitim Bakanlığı personeli fişlendi. MİT 2639 kamu personelini, 418 öğretim üyesini ve 949 öğretmeni irticayla ilişkili şeklinde etiketledi. İrtica gerekçesiyle kovuşturmaya uğrayan vali/kaymakam sayısı 281, Türkiye genelinde toplam fişlenen sayısı ise tam 6 milyon kişi. Süreç içerisinde ayrıca 27 vakıf irticai faaliyette bulundukları iddiasıyla kapatıldı.

28 Şubat Türkiye’ye toplam 381 Milyar Dolar’a mal oldu. Bu süreçte bankalardan hortumlanan para toplam 46 milyar Dolar. Başta Doğan Medyası olmak üzere Kartel medyasına darbe sürecinde 428 Milyon Dolar aktarıldı.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber