• DOLAR
    7,6246
  • EURO
    8,8993
  • ALTIN
    458,15
  • BIST
    1,1669

24 Ocak Kararları Ele Alındı

Türk Ocağı Malatya Şubesi’nin sohbet programında konuşan Prof. Ali Koçyiğit 24 Ocak Kararlarını ele alan bir açıklama yaptı. Açıklamasında bu gibi istikrar politikaların arkasından toplumsal dönüşümün geldiğine vurgu yapan ve bu politikaların önce Latin Amerika’da uygulama alanı bulduğunu söyleyen Koçyiğit, “Onlar ne yazmışsa biz aynısını alıp uyguluyoruz hiç toplumun yapısına bakmıyoruz toplumsal dönüşüm olarak Türkiye’yi nereye götürecek konusunu hiç tartışmıyoruz ama Avrupa toplum yapısına uygun olanı alıyor. 24 Ocak kararlarına bu gözle bakmak gerek. Mesele toplumun nasıl dönüştürüldüğüdür.” dedi

24 Ocak Kararları Ele Alındı

Türk Ocağı Malatya Şubesi’nin sohbet programında konuşan Prof. Ali Koçyiğit 24 Ocak Kararlarını ele alan bir açıklama yaptı. Açıklamasında bu gibi istikrar politikaların arkasından toplumsal dönüşümün geldiğine vurgu yapan ve bu politikaların önce Latin Amerika’da uygulama alanı bulduğunu söyleyen Koçyiğit, “Onlar ne yazmışsa biz aynısını alıp uyguluyoruz hiç toplumun yapısına bakmıyoruz toplumsal dönüşüm olarak Türkiye’yi nereye götürecek konusunu hiç tartışmıyoruz ama Avrupa toplum yapısına uygun olanı alıyor. 24 Ocak kararlarına bu gözle bakmak gerek. Mesele toplumun nasıl dönüştürüldüğüdür.” dedi

24 Ocak Kararlarını ele alan ve önemli açıklamalarda bulunan Malatya Turgut Özal Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Koçyiğit, “24 Ocak kararları bir istikrar programı olarak açıklandı. Bir istikrar programı sadece ekonomik program değildir esasında istikrar programları bir toplumsal dönüşüm programlarıdır. Yani bir ülkede herhangi bir istikrar programı açıklanıyorsa bilin ki o toplum bir şekilde bir dönüşme uğratılacak. 24 Ocak Kararları da bu bağlamda Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından bir tanesi.

 “MESELE TOPLUMUN NASIL DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜDÜR”

İhtilal hükümeti 24 Ocak kararlarını sıkı sıkıya bağlı kalacağız demişti peki nasıl bağlı kalıyorlar 24 Ocak kararlarını hazırlayanların başındaki Turgut Özal’ı ekonomiden sorumlu Başbakan yardımcılığına getiriyorlar ve 24 Ocakları kararlarını uygulanmaya başlıyor. Dolayısıyla istikrar programlarına bu şekilde bakmamız gerekiyor. Eğer bir yerde istikrar programı açıklanıyorsa mutlaka şunu görmemiz lazım bunun bir  toplum üzerinde maliyeti olacak pozitif yada negatif. 24 Ocak 1980’den şu ana kadar 2020’ye kadar uygulanan bütün politikalarda genellikle 24 Ocak kararları var Çünkü 1980 yılında Türkiye sermaye hareketleri serbest bırakacak. 24 Ocak 1980 açıklanan kararlar bir dönüşüm noktası Türkiye ekonomisinde dönüşüm noktası da 1989 yılında sermaye hareketlerinin serbest bırakılmasıdır. Sermaye hareketlerinin serbest bırakılmasıyla birlikte Türkiye’de sıcak para dediğimiz bir olgu ile karşı karşıya geliyor. Bu olguya girebilmeniz için 24 Ocak kararlarının açıklanması gerekiyordu zaten burada önemli olan nokta 1979’ lı yıllardaki anarşi olayları ile dolayısıyla 12 Eylül ihtilalinin yapıldığını zannediyoruz esasında 12 Eylül’ün nedeni anarşi değil. Anarşi zaten 24 Ocak kararları için Türkiye’nin karıştırılmasını nedeni, anarşi 24 Ocak kararlarının açıklansın diye Türkiye’nin zorlanması için Türkiye’nin karıştırılması olayıdır. Çünkü 12 Eylül İhtilali yapıldığında bir gecede artık anarşi bitti ama aynı hükümet anarşinin bıraktığı 24 Ocak kararlarına bağlı olacağını açıkladı. Yani toplumun dönüştürülebilmesi lazımdı toplum dönüştürdüğünü zaman bugünkü nüfus kadar da talep yaratırız. 24 Ocak kararlarının getirdiği bir başka önemli yenilik özelleştirme olayı Türkiye 1984 yılında özelleştirme yasasını çıkardığında özelleştirme tabana yayılacak dendi. Türkiye’de hangi özelleştirme sermayesi tabana yayıldı hiçbiri çünkü özelleştirmenin 12 veya 13 tane farklı yöntemi var bunlardan en kötüsü blok satış yöntemidir. Türkiye blok satış yöntemini benimsemiştir ama batı ülkelerinde İngiltere’de ve batıda özelleştirme yasaları çıktığında bunlardan hiçbiri blok satış yöntemini uygulamadı sermaye sermayeyi gerçekten de tabana yaydılar.   2001’de Türkiye bir ekonomik krize girdi bunun nedeni Türkiye’nin özelleştirmeyi bir türlü yapamamasıdır. 1984’ten 2002’ye kadar olan dönemde Türkiye’nin yaptığı toplamda özelleştirme miktarı 8 milyar dolar. 20 yılda Türkiye hiç özelleştirme yapamamış peki Ne yapman lazım ülkeyi bir şekilde özelleştirmeyi zorlanan lazım 2001 krizi çıktıktan sonra ülkenin en büyük yasa değişikliği finans sektöründe oldu. Uluslararası şirketlere özel güvenceler verildi, karlarını kendi ülkelerine herhangi bir engel tanımadan taşıyabilme imkanı getirildi. Ondan sonra Türkiye’de büyük bir özelleştirme projesi başlatıldı da nasıl bir yayılma blok satış yöntemini komple elden çıkarma olayı. Türkiye’deki Bankacılık sektörünün %60 70’i sigortacılık sektörünün %100’ ü yabancıların eline geçti. İlginç olan bu politikaları Batı Avrupa’da ve Japonya’da sulandırılarak uygulanıyor yani kendilerine uyduruyorlar ama bizim gibi ülkeler maalesef kitabe olarak uyguluyor yani onlar ne yazmışsa biz aynısını alıp uyguluyoruz hiç toplumun yapısına bakmıyoruz toplumsal dönüşüm olarak Türkiye’yi nereye götürecek konusunu hiç tartışmıyoruz. Ama Avrupa bakıyor diyor ki bu toplum yapısına şu şekilde uygundur, değildir Japonya aynı şekilde yapıyor sulandırarak kullanıyor yani sulandırıyor derken kendilerine uygun bir şekilde dönüştürüyorlar ama biz kitabe olarak bu politikaları uyguluyoruz 24 Ocak kararlarına bu gözle bakmak gerektiğini düşünüyorum. Mesele toplumun nasıl dönüştürüldüğüdür. Bu konuda daha çok yol alacağımız şeyler var bu anlamda bakmak gerekiyor.” İfadelerine yer verdi.

Hanife sarı

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber