• DOLAR
    6,2987
    % 1,67
  • EURO
    7,3990
    % 1,15
  • ALTIN
    242,0881
    % -0,99
  • BIST
    97.244,31
    % 1,17
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
1440. YENİ HİCRİ YILA GİRERKEN
  • 0
  • 2
  • 11 Eylül 2018 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Peş peşe gelen haram aylardan üçüncüsü olan Muharrem ayı birçok çağrışımıyla yine kapımızı çalmış bulunuyor.

Haram kelimesinden türeyen Muharrem; muhterem (hürmete layık) ve saygın demek iken ne hikmetse sürekli kana bulanmış halde her yıl karşımıza çıkmaktadır. 1 Muharrem günü aynı zamanda hicri yılbaşımızın da yıldönümü olması, ilk on günü-gecesi ve özellikle de 10. günü (Aşura) tarihsel açıdan ve verdiği mesajlar açısından oldukça önemlidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicret serüveninden hareketle tekerrür edip duran tarih, bu ciddi eylemin de sürekli olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Şöyle ki:

  • Yüce Allah’ın arzının geniş olması hasebiyle insanlığımızı ve bilhassa inancımızı özgürce yaşayabileceğimiz mekânlara doğru yola çık(ıl)malıdır.
  • Bağımlılık yapan günahlardan kurtulmanın azami gayreti içerisinde ol(un)malıdır.
  • Haramlardan şiddetle kaçın(ıl)malıdır.
  • Nifak, fısk, fücûr belirtileri varsa ivedilikle bunlardan kurtulmalıdır.
  • Kibir, şımarıklık, nankörlük, cimrilik, israf ve savurganlık gibi hasletlerden uzaklaş((ıl)malıdır.
  • Fitne, fesat, dedikodu, gıybet ve iftiradan sakın(ıl)malıdır.
  • Kötü huy, davranış ve alışkanlıkları terk etmelidir.

Hâsılıkelâm bu kısaca saydıklarımıza mukabil, iyi, güzel, hayırlı, faydalı ve müspet olana yönelmek suretiyle arzu edilen bir hicreti gerçekleştirmemiz mümkündür.

Bütün genişliğine rağmen birilerine dar gelen dünyada yaşanılası kalmamış ve yeryüzü acıya, katliamlara, sapıklıklara, arsızlık ve hırsızlıklara ne yazık ki zemin olmaya devam etmektedir. Yerinde duramayan, azla yetinmeyen, rahat ve huzurdan rahatsız olan modern eşkıyalar dünyada hicret edilebilecek yer de bırakmadılar doğrusu.

O ki, madem fizikî anlamda yani mekânsal değişiklik yapabilme imkânı çok fazla kalmamıştır, o halde; şerden hayra, zulümden adalete, menfiden müspete, haram ve şüphelerden mubah ve helale, kötülükten iyiliğe, eğriden ve yanlıştan doğruya, çirkinliklerden güzelliklere, şek ve şüphelerden sağlam itikada, cehlin karanlığından ilmin aydınlığına, kitapsızlıktan Kitaba, ferasetsizlik ve basiretsizlikten feraset ve basiretli ahvale, isyandan itaate, kula kulluktan sadece Allah’a kulluğa ez cümle batıldan hakka göç edip geçmenin vakti geldi geçiyor bile. Zira aşırı hızlı yaşadığımız dünyada korkarım ki uyanışımız ölümle gerçekleşir de artık dönüşü olmayan bir yola girmiş oluruz.

Bütün bunlar güzel de bunu kim, kimler nerede ne şekilde yapacak, sorusuna cevap olarak: herkes gücü yettiği kadarından sorumludur. Asıl görev başta anne-babalar olmak üzere bu işin eğitim-öğretim kurumlarında verilecek olan köklü millî bir eğitimle ancak mümkün olabileceği açıktır.

İbadetlerimizin hicri takvime göre yapıldığını bilmeyenimiz yoktur(ki, yaratılış amacımız kulluktur) velâkin kendi tarihimizden ve takvimimizden de yeterince haberdar olduğumuz söylenemez. En fazla bildiğimiz televizyonlardan duyduğumuz kandil geceleridir. Söz gelimi hacc farizasının zilhicce ayının dışında yapılabilmesinin hiç imkânı olmadığı halde bazı ilahiyatçı akademisyenlerin, izdihamı önlemek için yılın diğer aylarına da hacc ibadetinin olabileceğini söylemeleri anlaşılabilir değildir. Çünkü Efendimiz (a.s.): “Hacc Arafattır.” (Tirmizi, Tefsir, 3) buyurarak Zilhicce ayının 9. günü hacıların öğle namazından akşam gün batımına kadar Arafat’ta olması gerektiğini ifade etmiştir. Durum böyle olunca diğer aylarda hacc ibadeti olmaz, umreler olabilir sadece.

Hicreti gerçek anlamda özümsemiş olsaydık, Muhacir-Ensar olur vardığımız ve bulunduğumuz yerleri ihya ederek insanca yaşanılabilen esenlik yurduna çevirebilirdik dünyamızı. Ancak dünyevileşme temayülü her birimizi olumsuz yönde etkileyerek birçok asli görevimizin ötelenmesine ve aksamasına yol açmıştır. Elbette ki zararın neresinden dönülürse kârdır diyor ve bu yeni Hicri Yılımızın memleketimize, İslam âlemine ve tüm dünyaya hayırlar getirmesini Yüce Mevlâ’mızdan temenni ediyoruz. Selam ve dua ile.

M. Fatih KAHRAMAN

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber