• DOLAR
    6,1353
    % 1,47
  • EURO
    7,0875
    % 2,06
  • ALTIN
    237,5757
    % 0,59
  • BIST
    95.825,02
    % -1,40
Ali Aydoğan
Ali  Aydoğan
ali.aydogan@malatyasonsoz.com.tr
  • 0
  • 0
  • 04 Ekim 2018 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

KALP KRİZİ VE SONRASI

Allah’ın insanlara vermiş olduğu en büyük nimet sağlıktır.

Hastalık, çekilecek, dayanılacak bir şey değil.

Allah herkese sağlıklı bir yaşam nasip etsin inşallah..

Zaman zaman duyar, işitir veya televizyonlarda izleriz kalp krizi geçiren insanları.

Veya eşten dosttan duyarız  birilerinin kalp krizi geçirdiğini.

Başımıza gelmediği için neyin nasıl olduğunu bilemiyorduk.

Hani derler ya “İnsanın başına gelmeden bilemez” diye.

Hani derler ya “damdan düşenin halinden damdan düşen anlar” diye…

İşte aynen öyle…

Geçen gafta başından beri midem ağrıyordu.

Müthiş bir yanma vardı.

Ve derken ben bunu, acı biberi çok severim ve çok yerim yemeklerde diye o yanmanın sebebi olarak sanıyordum ve ciddiye almıyordum.

Fakat geçen hafta sonu yavaş yavaş nefes darlığı ve yürürken nefes sıklaşması, ateş basması gibi haller  olmaya başladı.

Geçen cuma günü, akşam eve dönerken aile doktoruma gittim ve durumumu anlattım.

Bana telaşla:

“Ali bey şu an siz bir kalp krizi geçiriyorsunuz, hemen bir hastaneye acil servise gidin” dedi.

Telaşlandım ama  ne yalan söyleyeyim gene de pek ciddiye almadım.

Pazar günü Bursa da eski Bakan Faruk Çelik ile  basın toplantısından sonra  kendimi iyi hissetmediğimi, çabuk yorulduğumu, yürümekte zorlandığımı fark ettim.

Ve pazartesi günü Uludağ Üniversitesi Başhekimi Yakup bey’e gidene kadar yirmi metrelik hastane koridorunu yürüyemedim.

Zar zor Başhekim odasına girip  zar zor durumumu anlattım ki gözümü açtığımda kardiyoloji servisinin acil kısmında buldum kendimi.

Vücuduma bir sür şeyler takmışlardı.

Dr. Ziya bey “abi  tanıdıklarınızın telefon numaralarını verin haber verelim, durumunuz iyi değil, ciddi” dedi ve sorguya devam etti “ne zamandan beri böylesiniz” falan…

“Şu anda kalp krizi geçirmeye devam ediyorsunuz, sizi hemen ameliyata alacağız” dediler ve az sonra kendimi ameliyat masasında o buz gibi odada kasıktan girilerek, kalbe giden damarları izlerken buldum.

Beş altı doktor uğraştılar, çabaladılar, zorlandılar ve dediklerine göre on beş yirmi dakika sürmesi gereken anjiyo işlemi bende tam bir saat elli beş dakika sürdü.

Neyse, kısa keseyim. artık.

Orada, kameralarda kalp atışlarımı, damarları görünce hayatın ne kadar “pamuk ipliğine bağlı” olduğunu ve hayatın Allahın nimeti ve hikmeti olmasa hiçte öyle sağlam olmadığını her şeyin kaderle ilgili olduğunu izledim, anladım bir kez daha.

Eğer mide yanmasını ben hâlâ yemekten olduğunuz  sanıp  doktora gitmesem  belki de ya gece uykuda ya metroda ya  her hangi bir yerde yürürken kalp kriziyle  bir yere yığılıp kalacakmışım.

İşte böyle.

İki damara sitent taktılar ve nasihatler vererek taburcu etiler iki gün sonra.

Şimdi Malatya’ya geldim ve burada  istirahat ediyorum.

Bu arada  beni arayan, soran, sosyal medyadan geçmiş olsun temennilerinde bulunan  herkese  yürekten sevgi ve saygılarımı, teşekkürlerimi iletiyorum.

Allah kimseye vermesin.

Çok kolay gibi gelen anjiyo denen  işlem sırasında bir çok kişinin öldüğünü de bilerek ve duyarak herkese sağlık diliyorum.

Yeniden okuyucularımızla birlikte olmaktan memnunum.

Allah herkese sağlıklı bir ömür versin.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber