• DOLAR
    6,1266
    % 0,55
  • EURO
    6,8488
    % 0,66
  • ALTIN
    250,8080
    % 0,53
  • BIST
    83.675
    % -1,92

11 Ayın Sultanı Ramazan “İnfak”la Yüreklere Dokunacak

Maddi ve manevi değerlere dokunacak, onlara olumlu yönde yön verecek olan temaları tercih etmeye devam eden Diyanet İşleri Başkanlığı 2019 yılının Ramazan temasını bu doğrultuda “Ramazan ve İnfak” olarak belirledi. Bizde Ramazan ayını ve yaptırımlarını İl Müftü Yardımcısı İhsan Mesut Akbaş ile konuştuk. Önemli noktalara değinen Akbaş “Biz bu ay bu temayla Mü’minleri maddi ve manevi anlamda infakta bulunmaya, yarım hurmayla da olsa korunmaya, arınmaya ve gönüllerimizi buluşturmaya davet ediyoruz.” dedi

11 Ayın Sultanı Ramazan  “İnfak”la Yüreklere Dokunacak

Can, mal, çevre, zaman, ömür gibi maddi ve manevi değerlerin kontrolsüzce kullanımını engellemek adına Di­yanet İşleri Başkanlığı tarafından geçtiğimiz yıl Ramazan ayının teması ‘İsraf’ olarak belirlenmişti. Bu yılda maddi ve manevi değerlere dokunacak, onlara olumlu yönde yön verecek olan bir tema seçen başkanlık bu yıl Ramazan aynın temasını “Ramazan ve İnfak” olarak belirledi. Bu temayı ve Ramazan ayını İl Müftü Yardımcısı İhsan Mesut Akbaş ile konuşarak bu ayın tüm yönüyle ele alıp akıllara takılanlara açıklık getirdik.  Öncelikle Ramazan ayının öneminden bahseden Müftü Yardımcısı Akbaş, sözlerinde şunlara yer verdi: “Ramazan ayı dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş bir aydır. On bir ayın sultanıdır. Onun bu kutsiyet ve fazileti Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde belirtilmiştir. “İnsanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur’an Ramazan ayında indirildi.” (Bakara, 185)   Bu mübârek Ramazan ayında insanlar gönlünü Allâh’a, bedenini ibadete vererek, oruç, terâvih, mukabele, istiğfar, fitre, zekât, şefkat ve merhametle  vakitlerini ihyâ edenler, bütün bir yıl bunun bereketine nâil olurlar. Diyanet İşleri Başkanlığı 2019 yılının Ramazan temasını “Ramazan ve İnfak” olarak belirlemiştir. Bizde bu ay bu temayla Mü’minleri maddi ve manevi anlamda infakta bulunmaya, yarım hurmayla da olsa korunmaya, arınmaya ve gönüllerimizi buluşturmaya davet ediyoruz. Türkiye Diyanet Vakfı olarak da “Kardeşlerini Unutma! Beklenen Sensin” çağrısıyla sınırları aşan bir iyilik hareketine vatandaşlarımızı davet ediyoruz. Vatandaşlar, TDV’ye Ramazan ayı boyunca zekat, fitre, fidye, sadaka, gıda paketi, bayramlık kıyafet gibi bağışlarını www.tdv.org ve bagis.tdv.org adreslerinden, il ve ilçe müftülükleri, TDV şubeleri, tüm PTT şubeleri ve anlaşmalı bankalar aracılığıyla da yapabilecekler. Ayrıca, bağışçılar, tüm GSM operatörlerine bağlı faturalı ve faturasız hatlardan 5601’e SMS göndererek fitre bağışında bulunabilecek. Bir SMS ücreti, bir Fitre bedeli olan 23 TL’dir. Ayrıca Türkiye Diyanet Vakfı’nın yeni hizmeti olan zekat hesaplama sistemi “zekat.tdv.org” faaliyete geçmiştir. Sadaka-i Fıtır ise halk arasında “fitre”, “can sadakası” veya “beden sadakası” denilen sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka, artıcı olma ve üzerinden bir yıl geçme şartı aranmaksızın nisap miktarı mala sahip bulunan her Müslüman’ın vermesi vacip olan mali bir ibadettir. Sadaka-i fıtır, insan fıtratındaki yardımlaşma ve dayanışmanın bir gereği olarak insan bedeninin zekâtı kabul edilmiştir. Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olmakla birlikte, Ramazan ayı içinde de verilebilir. Hatta fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce verilmesi daha iyidir. Ancak Bayram sabahına kadar sadaka-i fıtır verilmemiş ise, Bayram günlerinde ödenmesi gerekir. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir. Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından belirlenen Sadaka-i fıtır miktarı 2019 Yılı için 23.00 TL ‘dir. Zekât vermenin belli bir zamanı olmayıp, farz olduğu andan itibaren verilmesi gerekir. Bunun için belli bir ayı veya Ramazanı beklemeye gerek yoktur. Diğer taraftan Peygamberimiz(s.a.s)’in müjdesine istinaden Ramazan ayında işlenen hayır ve hasenatların diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olması, O ayda işlenen bir farzın ise diğer aylarda yetmiş farz işlemiş gibi kabul edilmesi (Bkz.et-Tergîb, II, 94. ) halkımız Zekat verme zamanı olarak Ramazan ayını benimsemesine sebep teşkil etmiştir. Bunun böyle olmasında da dinimizce hiçbir sakınca yoktur. Öte yandan bir başkasının Kur’ân-ı Kerîm’i okuyuşunu takip etmek ve bu suretle hatim indirme anlamında kıraat terimi, sözlükte ise “iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak” anlamına gelen mukabele, Peygamberimizin Ramazan aylarında inen sure ve ayetleri vahiy meleği Cebrail’e okumasına dayanmaktadır ki buna “arza” denmiştir. Bu ayda Kur’ân-ı Kerim ile ilişkimiz artırmalı ve en az bir mukabele okumaya gayret etmeliyiz. Kuran okumayı bilmiyorsak bu ayı fırsat bilerek öğrenmeye gayret etmeli, camilerde mukabele programlarına iştirak etmeliyiz. Teravih konusuna gelecek olursak, Hz. Peygamber, “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan namazını (Teravih) kılarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Salâtü’t-Teravih, 1; Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 173) buyurarak teravih namazına teşvik etmiştir. Bu bakımdan teravih namazı, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Teravih namazını dört rekâtta bir selam vererek kılmak caiz ise de, iki rekâtta bir selam vererek kılmak daha faziletlidir. Bu namazın her dört rekâtının sonunda bir miktar oturup dinlenmek müstehaptır. Bu dinlenmelerde tehlîl (lâ ilâhe illallah demek) ve salavât ile meşgul olunması uygundur. Milletimizin ve İslam aleminin Ramazan Ayını tebrik eder hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber